Somut olayda davacı tarafından 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsili talep edilmiş, Özel Dairece davanın reddine karar verilmiş ve dava konusu 50.000,00 TL manevi tazminat yönünden davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuşsa da dava değeri 2024 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığından karara karşı temyiz yoluna başvurulması miktar itibariyle mümkün bulunmadığı- Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, temyizi kabil olmanın asıl, temyiz edilememenin ise istisna olarak düzenlendiği, istisna hükümlerinin dar olarak yorumlanması gerektiği, bölge adliye mahkemelerinin kararlarına dair temyizi kabil olmama hâlinin kıyas yoluyla, ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Hukuk Dairesi kararlarına teşmil edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle kararın temyizinin kabil olduğu görüşü ile; manevi tazminat istemiyle açılan eldeki davada, Özel Dairece ilk derece mahkemesi sıfatıyla karar verildiği, bu nedenle 6100 sayılı Kanun’un 341 inci maddesinin uygulanması gerektiği, anılan Kanun’un 341/2 nci maddesi gereğince manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabileceği, kararın kesin olmadığı ve temyiz incelemesinin yapılması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüşler Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 5. Hukuk Dairesince davanın reddine dair verilen 30.04.2024 tarihli ve 2023/5 Esas 2024/5 Karar sayılı karar davacı vekili tarafından ...