Somut olayda, tasfiye konusu eklenecek değer kabul edilen 1977 ada 5 parsel 10 nolu bağımsız bölüm ve 2692 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tasfiyede esas alınacak değeri belirlenirken, yukarıda izah edilen ilkeye aykırı şekilde, taşınmazların taraflar arasındaki muvazaaya dayalı dava dosyasındaki hükmedilen alacak miktarı dikkate alınarak değer artış payı ve katılma alacağının belirlenmiş olmasının doğru olmadığı, o halde, Mahkemece, tasfiye konusu taşınmazların tasfiye (önceki karar bozulmakla değer güncelliğini yitireceğinden bozma sonrası yeni karar tarihine en yakın tarihteki) tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değerleri belirlendikten sonra, değer artış payı ve katılma alacağı hesaplanarak ve talep miktarı da gözetilerek karar verilmesi gerekeceği-

Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda Mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul e ...