Tasarrufun iptali davalarında iptali istenen hukuki işlemin takip konusu borcun doğumundan sonra yapılmış olmasının davanın dinlenebilirliği için zorunlu bir ön koşul niteliği taşıdığı, bu bağlamda mahkemece resen tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak alacağın kesin doğum tarihinin saptanmamasının eksik inceleme teşkil ettiği- İvazlar arasında aşırı oransızlık bulunup bulunmadığı değerlendirilirken, tasarrufa konu malın üzerindeki ipotek veya haciz bedellerinin alıcı konumundaki üçüncü kişi tarafından ödenmesi hâlinde, bu meblağın tapudaki resmî satış bedeline eklenerek gerçek ödeme miktarının bulunması gerektiği, ipotek ödemesi dâhil edildiğinde bedeller arası fahiş farkın ortadan kalktığı gözetilmeden salt tapuda yazılı bedel üzerinden yanılgılı değerlendirme ile tasarrufun iptaline hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu- Öte yandan, tasarrufa konu taşınmazın devrinden sonra borçlu tarafın akdedilen bir kira sözleşmesine istinaden taşınmazı fiilen kullanmaya devam etmesi olgusunun, kanunun öngördüğü diğer iptal sebepleri bağlamında muvazaa ve mal kaçırma kastı yönünden titizlikle irdelenmesi, kira ödemelerine ilişkin kayıtların celbedilerek işlemin gerçek mahiyetinin aydınlatılması gerektiği-
Tüketici finansmanı konut kredisi kapsamında tesis edilen ipotek ve bu ipoteğe dayanılarak başlatılan takipten kaynaklanan menfi tespit davasında, davacı tarafın dava konusu bu hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda olduğundan davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği-
Vergi dairesi memurunun düzenlediği yoklama fişindeki ikrar ve imzanın ilgisini (ifade sahibini) bağlayacağını-
Türk Medeni Kanun'un 220/2. maddesinde mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri o eşin kişisel malı olduğu ve tasfiyeye girmeyeceği-
Menfi tespit davası-
8. HD. 16.01.2018 T. E: 2017/7634, K: 472-
İntifa hakkının terkini, ipoteğin kaldırılması ve kefalet sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti istemlerine ilişkin açılan davanın taraflarının, başka bir mahkemede kayıtlı aynı ilişkiden kaynaklı, alacağa dayanan icra takibine itiraz davalarının olmasından dolayı HMK. mad. 165 uyarınca bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verileceği-
Borçlunun borcu için taşınmazını ipotek eden ve borcunu vâde-sinde borçlu tarafından ödenmesi ile başlayan icra takibi sırasında, bu borcu masraf ve faizleri ile ödeyerek taşınmazını ipotekten kurtaran taşınmaz malikinin, borçlunun taahhüdü ve haksız fiil hükümleri çerçe-vesinde, asıl borçluya rücu edebileceği-
“Dava konusu hacizli taşınır mallar üzerindeki haczin yargılama sırasında “kaldırılmış olması” halinde icra mahkemesince “konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı” şeklinde karar verilmesi ve davanın açılmasına sebebiyet veren tarafa “yargılama giderleri” nin bu arada “avukatlık ücreti” nin nispi olarak, ayrıca “ilam harcı” na da maktu olarak hükmedilmesi gerekeceği-
Davalının alacağının dayandığı bononun alacağı kanıtlamaya tek başına yeterli olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalıya ayrılan 4.942,93 TL’nin davacının alacaklı olduğu takip dosyasına ödenmesine karar verilmesinin doğru olduğu-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
