Şikayet dilekçesi kapsamına göre; şikayetçi borçlu vekili, kendisine yapılan satış ilanı tebligatının usulsüz olduğunu açıkça ileri sürmediği halde, mahkemece, şikayet dilekçesinde dayanılan vakıaların dışına çıkılarak, kamu düzeniyle ilgili olmayan, re'sen dikkate alınacak hususlar kapsamında da bulunmayan; "satış ilanının şikayetçi vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi" nedenine dayalı olarak ihalenin feshine karar verilmesinin doğru olmadığı- Tebligat yapılacak vekilin o yerde geçici olarak bulunmadığı tebliğ şerhinde belirtildiğinden yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu-
İpoteğin «kesin (ana para) ipoteği»mi, «üst sınır (teminat) ipoteği»mi olduğunu belirlemek için sadece ipotek akit tablosundaki sözcüklere bakılamayacağı, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliğinin «sözleşme, ihtarname vb. belgeler incelenerek» araştırılması gerekeceği—
Borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusu icra takibinin yetkisiz vekil tarafından başlatıldığı iddiası olup, taraf ehliyeti ile ilgili olan bu hususun kamu düzenine ilişkin olup, süresiz şikayete tabi olduğu-
Bozma kararına uyan mahkeme, bununla bağlı olduğundan ister aynı oturumda, ister daha sonraki oturumlarda olsun, bundan dönerek eski hükümde direnemeyeceği-
Tasarrufun iptali davasının görülebilmesi için 'davacının gerçek bir alacağının bulunduğu'nun davacı tarafından ispatlanması gerekeceği-
Türban (başörtüsü) ile derse alınmayan öğrencinin, bu eyleme da-yanarak «kişisel haklarına saldırıda bulunulmuş olduğunu» ileri sürerek tazminat davası açamayacağı–
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27 nci maddesinde, aidatlarını geciktiren üyelere iki ihtarın gönderilerek ilk ihtarda 10 gün ve ikinci ihtarda 1 ay süre verilerek yükümlülüklerin yerine getirilmesi hususunda ihtar edilmesi düzenlemesine yer verildiği, buna göre ikinci ihtarda 30 günlük süre verilmesinin kural olarak doğru olmadığını, ancak ikinci ihtarın tebliğ edildiği ay, eğer 30 gün çekiyor ise bu ihtar ortağın aleyhine hüküm doğurmadığından geçerli olacağı-
Satış ilanı tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle ihalenin feshini isteme hakkı, sadece kendisine usulüne uygun tebligat yapılmayan ilgilisine ait olup, ihalenin feshini isteyen şikayetçinin, kendisine ya da vekiline yapılan tebligatın usulsüz olduğunu da, ayrıca ve açıkça ileri sürmediği sürece, bu hususun kamu düzeninden olmadığından, mahkemece re'sen fesih nedeni olarak incelenemeyeceği-
Somut olayda; alacaklı vekilince 18.03.2021 icra müdürlüğüne sunulan takip talebiyle 47.177.327,13 Euro ve 8.239.255,31 TL üzerinden takibe başlandığı, 18.03.2021 tarihli icra emrinde de aynı miktarların tahsili istenmekle birlikte yabancı para alacağının TL karşılığı gösterilmediği gibi, harca esas değerinin de Türk Lirası olarak yazılı olmadığı, daha sonra alacaklı vekilinin talebi ile 16.04.2024 tarihli icra emrinde ise yabancı para alacağının TL karşılığının gösterildiği, aynı takip dosyası üzerinden İİK 58/3'e göre 18.03.2021 ilk takip talebi iptal edilmediği sürece ayakta olduğu ve borçlu tarafından şikayet dilekçesinde iptali istenen icra emrinin 18.03.2021 tarihli icra emri olduğu ve bu icra emrinde de yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği- İlk derece mahkemesince, 18.03.2021 tarihli takip talebi ve icra emrinde yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden 8.239.255,31 TL talep edilmiş ise de; esas hükmün fer’isi niteliğinde olan bu alacak kalemleri kural olarak ilamın bölünmezliği ilkesi nedeniyle bütün olarak icrası talep edilebilecek olup asıl alacaktan ayrı, fer’i nitelikteki alacakların takibe konu edilmesi mümkün olmadığından, kamu düzeni ile ilgili olan İİK’nun 58. maddesi gözetilmek suretiyle, 18.03.2021 tarihli takip talebinde 47.177.327,13 Euro yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden takibin tümden iptaline karar verilmesi gerektiği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
