Takip talebinde asıl alacak, işlemiş faiz, çek komisyonu, çek teminatı ve toplam alacağın USD olarak tahsilinin talep edildiği, ayrıca harca esas değerin Türk Lirası olarak gösterildiği, ödeme emrinde de yabancı para alacağının takip talebinde belirtildiği şekilde yine USD olarak talep edildiği, takip talebi ve ödeme emrinde "fiili ödeme'' ibaresi yazılmış ise de bu tarihteki Türk Lirası karşılığının istendiğinin belirtilmediği, dolayısıyla alacaklının takip talebinde USD olarak talep edilen alacak kısmının aynen tahsilini istediği- Alacaklı tarafından icra müdürlüğünce harcın hesaplanabilmesi için harca esas değer olarak ...TL'nin gösterilmiş olmasının alacağın Türk Lirası olarak talep edildiği sonucunu doğurmayacağı- Alacaklı vekili tarafından düzenlenen takip talebi dışında alacaklı vekilinin talebi olmaksızın icra memuru tarafından Uyapta re'sen oluşturulan takip talebinde "fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden" ibaresine yer verilmesinin de sonuca etkili olmadığı- Mahkemece re'sen de takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-
Takibe konu senedin, teminat olarak verildiğinden bahisle borçlunun itirazı kabul edildiğine ve dolayısıyla borca itirazın esasına girilmediğine göre; İİK'nun 169/a-6. maddesinin açık hükmü gereğince, alacaklının tazminat ile sorumlu tutulmasının doğru olmadığı, o halde; İlk Derece Mahkemesi’nin şikayetin kabulüne ve tazminat isteminin reddine yönelik kararı yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesi’nce borçluların da istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekeceği-
İcra dairesindeki kefaletin, on yıllık zamanaşımına bağlı olduğu (bu konuda Borçlar Kanunu’ndaki kefaletle ilgili hükümlerin uygulanamayacağı)–
Kambiyo senedine mahsus haciz yolu ile takipte, borçluya -hatalı olarak- «7 ödeme emri» gönderilmiş olması halinde, borçlunun icra mahkemesine yapaca-ğı itirazın geçersiz olacağı—
Ticaret şirketlerinde ortaklıktan çıkmaya ilişkin ilamların kesinleşmesinin sadece Kooperatifler Kanunu mad. 16/son gereği arandığı, bunun dışında ortaklıktan çıkma, pay bedelinin ödenmesi ve pay mülkiyet değişikliği sonucu doğuran ilamların kesinleşmeden takibe konulabileceği-
Kambiyo senetleri sebepten mücerret olup ispat yükümlülüğünün borçlu olmadığını iddia eden davacıya ait olduğu-
Davacı lehtar ile lehtardan sonraki ciranta-hamil olan davalı arasında temel ilişkiye dayalı olarak davalının bono protesto edilmese de müracaat hakkı bulunduğu-
Takip konusu bonoda “tanzim yeri” bulunmadığı gibi, senedi tanzim edinin ad ve soyadı yanında yazılı bir “yer adı”da bulunmadığından, takip konusu senet “bono” sayılmayacağından, bu durumda icra mahkemesince “takibin iptaline” karar verilmesi gerekeceği-
- 12. HD. 08.04.2010 T. 26770/8393
- 12. HD. 18.03.2010 T. 24580/6253
- 12. HD. 09.03.2010 T. 2779/5391
- 12. HD. 12.11.2009 T. 13704/22377
- 12. HD. 10.11.2009 T. 24883/22123
- 12. HD. 22.10.2009 T. 11299/20099
- 12. HD. 15.10.2009 T. 10545/19300
- 12. HD. 16.07.2009 T. 7727/16143
- 12. HD. 22.04.2009 T. 765/8916
- 12. HD. 10.03.2009 T. 24562/5008
- 12. HD. 11.07.2008 T. 12109/14908
- 12. HD. 14.04.2008 T. 5101/7687
- 12. HD. 14.03.2008 T. 2271/4976
- 12. HD. 14.03.2008 T. 1954/5065
- 12. HD. 15.02.2008 T. 23972/2475
- 12. HD. 11.02.2008 T. 24052/1979
- 12. HD. 24.01.2008 T. 22496/1033
- 12. HD. 25.12.2007 T. 23792/24161
- 12. HD. 18.06.2007 T. 10006/12431
- 12. HD. 14.06.2007 T. 9526/12048
- 12. HD. 10.04.2007 T. 4520/6921
- 12. HD. 23.03.2007 T. 2763/5617
- 12. HD. 09.03.2007 T. 1114/4386
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
