Şikayetçi tarafından borçlunun ortağı olduğu ............ Ltd. Şti. hakkında takip yapılmamış olması nedeniyle borçlunun 6183 sayılı Yasa'nın 35/1 maddesi uyarınca doğrudan şirket borcundan sorumlu olmadığı ve borçlunun şahsi kamu borcu ile sınırlı olarak düzenlenen sıra cetvelinin usulüne uygun olduğu-
Tasarrufun iptali davalarının görülebilmesi için diğer dava koşulları yanında kesinleşmiş bir alacağın varlığı ve yargılama boyunca da alacağın varlığının devam etmesinin gerekli olduğu- Davacının alacağının yargılama sırasında tamamen ödenmesi halinde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararının verilmesinin gerekeceği-
Kamulaştırma bedelinin idareye tebliğ tarihi olan 30.05.2000 tarihinden ilamın kesinleşme tarihine kadar yasal faiz, kesinleşmeden itibaren muhtıra hesap tarihi olan 07.10.2015 tarihine kadar Anayasa 46/son faizinin uygulanacağı kuralı gözönünde bulundurularak, mahkemece alınan bilirkişi raporunda Anayasa 46/son kapsamında yapılan değerlendirmeye göre karar verilmesi gerekeceği-
İmar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacıların payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkin ilama konu alacağın Kamulaştırma Kanunun kapsamında değerlendirilmesi gereken bir alacak olduğu ve bu ilamın kesinleştiği tarihe kadar geçen dönem için ilam uyarınca "yasal faiz", kesinleşme tarihinden sonraki dönem için ise, 17.10.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4709 sayılı Kanunla değişik Anayasa'nın 46/son maddesi hükmü uyarınca, kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması gerekeceği-
Arazi niteliğindeki ............parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin yöntem olarak doğru olduğu- 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasının iptal edildiği, davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı, Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı- Hükme esas alınan bilirkişi kurulunca taşınmazın sulanma imkânının bulunduğu belirtilerek sulu tarım arazisi olarak kabul edilmek suretiyle değer biçildiği, bir taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabulü için nereden ve ne şekilde sulandığının tespiti gerekeceği, bu nedenle mahallinde yeniden keşif yapılarak, dava konusu taşınmazın fiilen nereden ve ne şekilde sulandığı Mahkemece ve bilirkişi kurulunca bizzat gözlemlenip, taşınmazın sulu veya kuru tarım arazisi olduğu belirlendikten sonra dava tarihi olan 2022 yılı için İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinden taşınmazın bulunduğu yörede sulu ve kuru tarım arazilerinde mutat olarak ekilen münavebe ürünleri sorulup buna göre değer biçilmesi gerektiği-
Vergi dairesi tarafından terkin edilmiş veya vergi mahkemesince iptâl edilmiş vergi alacağının masaya kaydının istenemeyeceği–
Kamu bankalarının, sadece alacaklarının kamu alacağı olduğu gerekçesiyle 1. sırada garameye girme hakkı olmadığı, 6183 SY 69. Maddesinin kamu bankaları için uygulanamayacağı, kanunlarda kamu bankalarına imtiyaz tanınmadığı-
Dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemi-
Üçüncü kişiler tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden önce, o mal üzerine -o malın aynından kaynaklanmayan- kamu alacağı için haciz konulursa, kamu alacağının İİK’nun 100. maddesindeki koşullar aranmaksızın hacze aynı derecede iştirak edeceği ve satış bedelinin garameten paylaştırılması gerekeceği—

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.