Bigadiç İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyasında davalı kefil A.D adresinde yapılan haciz işlemi nedeniyle 20.04.2017 tarihinde tutanak tutulduğu, 28.08.2012 tasarruf tarihi ile takip veya haciz tarihi arasında iki yıllık süre şartının gerçekleşmediği, davalı borçluyla aynı köyde yaşayamadıkları, dava dışı borçlu (M)'ye davalı kefil ile birlikte ondan fazla kişinin kefil oldukları, davalı (N)'nin borçlunun durumunu veya amacını bilebilecek kişilerden olmadığı veya bilmesini gerektiren emareler de bulunmadığı, davalı (S)'nin 140.000,00 TL'yi banka aracılığıyla davalı (N)'ye ödediği, davacı tarafından kötü niyetli alıcı olduğunun ispatlanamadığı, mahkemece ispatlanamayan davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı-
İptale tabi miktarı oluşturan vergi borcunun ödendiği anlaşılmış olduğundan, önceki ilamının kaldırılarak, hükmün davanın konusu kalmadığı dikkate alınarak bir karar verilmek üzere bozulması gerekeceği-
Borcunu ödediğini, icra dosyasının infaz olduğu anlaşıldığından konusuz kalan tasarrufun iptali davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın isabetli olduğu-
Mirasçılıktan çıkarma tasarrufunun iptalini sadece mirasçılıktan çıkarılan mirasçının isteyebileceği, alacaklılarının isteyemeyeceği -
Davaya konu alacağın tahsil edilerek infazen dosya borcunun kapatıldığı anlaşıldığından tasarrufun iptali davasının konusuz kaldığı-
1. HD. 27.02.2019 T. E: 376, K: 1378-
11. HD. 15.05.2012 T. E: 2011/1918, K: 7798-
İİK. nun 97/XVII maddesine dayalı olarak istihkak davasına karşı açılan tasarrufun iptali davalarının nispi harca tabi olduğu-
6183 s. K. mad. 79/6 uyarınca açılan tahsil davasında, davacı amme idaresi bu dava ile üçüncü kişi davalının itirazının aksinin ispatı ve İİK'nun 338.maddesine göre cezalandırılması istenildiğinden, bu davanın genel mahkemelerde görülmesi gerektiği-
İptal davasının hukuki niteliği itibariyle dava konusu malın aynına ilişkin olmayıp, şahsi bir dava olduğu, bunun doğal sonucu olarak da dava ve tasarrufa konu mal devir alanın mal varlığından çıkartılarak borçlunun mal varlığına iade edilmeyeceği; sadece alacaklıya malın bedelinden alacağını alma imkanı sağlayacağı- İptal davasının amacının, İİK-277. ve devamı maddelerinde öngörüldüğü gibi borçlunun mevcudunu azaltmaya yönelik tasarruflarını iptal ettirmek olduğu- İİK.nun 283. maddesi hükmüne göre iptal davasının konusu taşınmaz mal olduğu takdirde, davalı 3. şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan bu taşınmazın haciz ve satışı istenebileceği- Aciz nedenine dayalı tasarrufun iptali davasında davalı 3. kişinin aciz belgesine dayanan alacağın gerçekte olmadığını iddia ve ispat edebileceğ, çünkü dava şartlarından birisinin de tasarrufta bulunan kişinin borçlu olması gerektiği- Eğer tasarrufta bulunanın alacaklıya gerçek bir borcu olmadığı iddia ediliyorsa bu durumda tasarruf sahibinin öncelikle borçlu sıfatının çözümlenmesi gerektiği, bu nedenledir ki 3. kişi davalının borcun gerçek olmadığı iddiası ve muvazaanın varlığı yönündeki savunmasının mahkemece incelenmesi gerektiği- Tasarruf iptali davalarında davacının gerçekten alacaklı olmadığına ilişkin 3. kişilerce ileri sürülen savunmanın bu davalarda tartışılamayacağına ilişkin düşüncenin kabulüne olanak bulunmayıp, bu düşüncenin; hukukun temel ilkelerinden olan, iki kişinin 3. kişi aleyhine açık veya zımni biçimde anlaşmasının 3. kişiyi bağlamayacağı prensibine de aykırı olacağı-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.