Paylı mülkiyete tabi olan çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteği-
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davası-
Peşin bedelli ortaklık halinde peşin bedelli ortaktan inşaatın finansmanına yönelik aidat istenemez ise de kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan yönetim ve alt yapı giderlerinin ödenmesi gerekeceği-
İhtiyati tedbir kararı verilmesine dair talebin reddine ilişkin kararın, HMK. mad. 391/2 uyarınca gerekçeli şekilde yazılması gerektiği-
Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen adi yazılı protokolün geçersizliğinin tespiti, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir...
Paydaşlar arasındaki elatmanın önlenmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planın olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulması, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiğinin saptanılması, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlığın M.K.nun müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmesi gerekeceği-Taşınmazın kullanma biçiminin tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşma ile belirlenmesi, fiili bir kullanma biçiminin oluşması ve uzun süre paydaşların bu durumu benimsemeleri halinde kayıtta paylı, eylemsel olarak ( fiilen )bağımsız bu oluşumun tapuda yapılacak resmi taksime veya şuyun satış suretiyle giderilmesine yahut o yerde bir imar uygulaması yapılmasına kadar korunmasınnı, `akde vefa` kuralının yanında Medeni Kanunun 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralının da bir gereği olduğu-
1. HD. 12.09.2018 T. E: 2015/14923, K: 12214-
Davalı kooperatifin ana sözleşmesinin kooperatifin temsil ve ilzamı başlıklı 46. maddesine göre kooperatif adına düzenlenecek evrakın geçerli olması veya kooperatifi ilzam için temsile yetkili olanlardan ikisinin imzasının gerekli olduğunun belirtildiği, ayrıca ana sözleşmede yönetim kurulunun görevleri ile genel kurulun görevleri belirtilmiş olup, davacının asıl davaya dayanak yaptığı sözleşmeler geçerli olmayıp davalı kooperatifi bağlamayacağı, davacı da anılan sözleşmelerin davalı kooperatif genel kurulunda onaylandığını veya genel kurulda sözleşmede belirtilen şekilde kendisine taşınmaz verileceğine dair karar alındığını ispatlayamadığı, bu nedenle davacının asıl davaya ilişkin istinaf sebebi yerinde olmadığından asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun reddine, birleşen dava, kooperatif üyesi olarak davacıya verilmesi kararlaştırılan bağımsız bölümün (2002 tarihli üyelik sözleşmesinin feshini öngören 2007 tarihli sözleşme ile verilmesi kararlaştırılan B blok 12 no.lu dükkanın) davacı adına tescili ile eser sözleşmesi ( asansör yapım) kapsamında vaat edilen ortak alanın kullandırılmamasından kaynaklı tazminat istemine ilişkin olup, dayanak sözleşmelerin geçerli olduğu, davalı kooperatifi bağladığı, davacı tarafça ispatlanamadığından mahkemece verilen kararın sonuç itibarıyla usul ve yasaya uygun olması nedeni ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin yerinde olduğu-
Tapu iptali ve tescil, tenkis davasında, murisin davalı oğulları lehine yaptığı temliki işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, ipotek bedelinin davalılar tarafından ödenmesinin murisin mal kaçırma iradesini ortadan kaldırmayacağı sonuç ve kanaatine varılıldığından, davanın kabul edilmesi gerekeceği-
Dava tereke adına açılmadığına göre, dava dışı mirasçının dahil edilmek suretiyle davanın sürdürülebilme olasılığı bulunmadığından pay oranında açılan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.