Davalı erkeğin şizofreni hastası olduğu, düzenli bir işi ve geliri bulunmadığı, kendisi yoksulluk sınırında bulunan davalının müşterek çocuklar için tedbir ve iştirak nafakasıyla yükümlü tutulmasının doğru olmadığı –
Kadının, karşı dava dilekçesinde, "erkeğin kredi kartları borcu için babasından aldığı ve geri ödemediği paranın iadesini maddi tazminat" olarak talep etmesi halinde, bu istek, boşanmanın fer’isi niteliğinde olmayıp, bağımsız bir talep olduğundan, bu talebine ilişkin nispi peşin harcı tamamlaması için süre verilmesi, tamamlandığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek; bu taleple ilgili görevsizlik kararı verilmesi gerektiği- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak kadın için takdir edilen yoksulluk nafakasının az olduğu- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuklar için takdir edilen iştirak nafakasının az olduğu-
Davacı ile davalının fiili oturma yerlerinin yakınlığı, annelik duygusunun tatmini ve çocuğun sağlıklı gelişimi ,anne şefkat, sevgi ve ilgisini yaşaması için seçenekli kişisel ilişkiye gerek bulunmayacağı, daha sık ilişki süresinin düzenlenmesi gerekeceği-
İştirak nafakasının, çocuğun ergin olmasına kadar devam edeceği–
Davalının, velayeti, boşanma kararının ardından annesine verilen davacıya reşit oluncaya kadar iştirak nafakası, reşit olduktan sonra ise yardım nafakası ödemekle yükümlü kılındığı ve bu bakım borcunun davalı tarafından yerine getirildiği- Davalı babanın çocuğu olan davacının kişilik değerlerine yönelik hukuka aykırı bir davranışta bulunduğuna ilişkin somut bir delil bulunmadığı- Davalı baba ve davacı çocuğun arasında fiili olarak duygusal ve kişisel bir ilişkinin tesis edilememesi, davalı babanın çocuğuna karşı ilgisiz kalmasının duygusal ve ahlaki değerlerle ilgili olduğu ve manevi tazminat gerektiren durumlardan olmadığı- İlk derece mahkemesi ve bölge adiye mahkemesinin manevi tazminata hükmeden kararlarının isabetli bulunmadığı-
Ana tarafından açılan TMK'nin 301. madde kapsamında babalık davası ile çocuk için iştirak nafakası istemlerine-
Hakimin iştirak nafakası miktarını belirlerken; çocuğun yaşını, eğitim durumu, günün ekonomik koşullarını, genel ihtiyaçları ve ana-babanın mali durumunu dikkate almasının gerekeceği-
Mahkemece; davalı babanın ekonomik sosyal durumu ayrıntılı olarak araştırıldıktan sonra ortak çocuğun ihtiyaçlarında meydana gelen artış, tarafların ekonomik sosyal durumları, halen ödenen nafaka miktarı nazara alınarak karar verilmesi gerekeceği-
3. HD. 22.02.2016 T. E: 2015/19496, K: 2297-
Davalı koca yanında davalı kadının da boşanmaya neden olan olaylarda kusurlu olduğu, kocanın davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları oluştuğundan bahisle davalı-davacı kocanın boşanma davasının kabulüne karar verileceği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
