Sahtelik nedenine dayalı olarak açılan menfi tespit davasında mahkemeden alınacak ihtiyati tedbir kararı ile icra takibinin durdurulabileceği, sadece senedin sahteliğinin iddia edilmesinin takibi durdurmayacağı, cumhuriyet savcılığında senedin sahteliğine dayalı şikayet ve ceza mahkemesinde açılan dava da kendiliğinden icra takibini durdurmayacağı,ancak, cumhuriyet savcılığı veya ceza mahkemesince tedbir kararı verilmesi halinde icra takibinin durdurulabileceği-
Borçlunun, takip dosyasına dilekçe sunarak borcu kabul ettiğini, takibe itirazı olmadığını bildirdiği, yine aynı tarihte ödeme taahhüdünde bulunduğu dikkate alındığında, İİK'nun 170/a-son maddesi uyarınca borç kabul edilmiş olup takibin iptaline karar verilemeyeceği-
Dava, davacı alacaklının davalı borçludan faturalı mal satımına dayalı 2016-2017 yıllarına ait cari hesap alacağı isteminden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlatıtığı takiben ödeme emrine vaki itirazının 2017 yılına ait olduğu iddia olunan 340.240,00 TL alacak yönünden kısmen iptali istemine ilişkindir...
Takip dosyası incelendiğinde ............ ve ............. tarihli iki farklı takip talebinin UYAP sisteminde kayıtlı olduğu, ............... tarihli takip talebinde alacağın TL karşılığı gösterilmeden takip başlatıldığından takibin iptali gerekeceği-
İcra dairesinde borçluya kefil olan üçüncü kişinin bu kefaletini, daha sonra asıl borçlunun senet altındaki imzayı inkâr etmesinin etkilemeyeceği–
Taşınmaz malın konut gereksinimi için boşaltılması davasının bir yıllık kira karşılığının miktarına göre görevli olan mahkemede görüleceği-
«İmza» itirazına (inkarına) ilişkin uyuşmazlıklarda, ‘imzanın borçluya (davacıya) ait olduğu’ hususunun alacaklı (davalı) tarafından ispat edilmesi gerekeceği, borçludan olumsuzu ispat etmesinin istenemeyeceği—İnkar edilen imzanın borçluya ait olup olmadığının icra mahkemesince saptanamaması halinde, uyuşmazlığın dar yetkili icra mahkemeside çözümlenemeyeceği, bu durumda borçluya olumsuz tesbit davası açma külfetinin yüklenemeyeceği (Bu nedenle de, bu durumda icra mahkemesince «imza itirazının kabulüne» karar verilmesi gerekeceği)—
Hizmet tespiti davalarında çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşın, ücretin belirlenmesinde ispat serbestisinin bulunmadığı ve HMK'nın 200. maddesindeki parasal sınırı aşan ücret iddialarının yazılı delille kanıtlanması gerektiği; davacının imzasını taşıyan ve imza inkarına uğramayan ücret bordrolarının aksi ispatlanmadıkça geçerli kabul edileceği, buna karşılık davacı tarafından sunulan ve işverence kabul edilmeyen personel ücret çizelgelerinin tek başına yeterli delil olamayacağı, bu nedenle geçerli bordrolar esas alınarak ve ücret tutarının tanıkla ispat sınırının üstünde olduğu gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden direnme kararının bozulması gerektiği- "Prime esas kazanç tutarı bakımından uyuşmazlık olan eldeki davada bireysel iş hukuku ve sosyal güvelik hukuku normlarının bordroya senet vasfı vermediği, ayrıca dosya içerisinde işverenin kaşesi ile işyeri yetkilisinin imzasının yer aldığı ücret ödeme cetvellerinin bulunduğu, öte yandan resen araştırma ilkesi ve delil serbestisi kapsamında iddianın her türlü delille ispatlanabileceği, vasıfsız işçi olarak çalışmayan davacının asgari ücret almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, gerekirse emsal ücret araştırması da yapılmak suretiyle gerçek ücretin belirlenmesi ve direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği" görüşünün Kurul çoğunluğunca benimsenmediği-
Şirketi temsil ve borç altına sokma yetkisi bulunmayan kişinin, imzaladığı senetlerden dolayı şahsen senet bedelinden sorumlu olacağı—

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.