Uyuşmazlığın; davalı şirket nezdinde 19.08.2005-06.02.2014 tarihleri arasında yedi dönem fasılalı olarak çalışan davacının 19.08.2005-21.11.2005; 20.10.2007-11.11.2008 ve 17.03.2013-06.02.2014 tarihleri arasında Rusya’da geçen çalışmaları dönemlerine ilişkin 17.08.2005, 18.10.2007 ve 18.03.2013 tarihli iş sözleşmelerinin ilgili hükümleri kapsamında Rusya Hukukunun uygulanması konusunda 5718 sayılı Kanun’un 27 nci maddesinin birinci fıkrasına uygun ve geçerli bir hukuk seçimi yapıp yapmadıkları ayrıca bu dönemlerde Rusya Hukukunun mutad işyeri hukuku olup olmadığı; buradan varılacak sonuca göre Rusya Hukukunun mu yoksa sözleşmelerde öngörülen hukuk seçiminin geçerli olmadığı ve daha sıkı ilişkili hukukun Türk Hukuku olduğu kabulüne göre Türk Hukukunun mu uygulanması gerektiği noktasında toplandığı-
Bilirkişi tarafından sunulan raporda davacının haline münasip bir evi 200.000 TL bedelle alabileceği evin değerinin ise 277.732.50 TL olduğunun ifade edildiği, 2004 Sayılı İİK.'nin 82/12 maddesine göre borçlunun haline münasip evinin haczedilemeyeceği, mahkemece yapılan yargılama sonrasında haczedilen evin borçlunun haline münasip bir ev alabilmesi için taktir edilen 200.000 TL den aşağı olmamak üzere satılmasına ve satım bedelinin 200.000 TL'sinin borçluya haline münasip ev alabilmesi için verilmesine dair verilen kararın usule uygun olduğu-
Satış bedelinin, muhammen bedelin üzerinde olması halinde, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediği ve bu durumda şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararının bulunmadığı- İşin esasına girilmeden ihalenin feshi talebi reddedilmiş olduğundan, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmemesinin yerinde olduğu- Şikayete konu taşınmazlar yönünden kıymet takdirine veya ihaleye fesat karıştırıldığına yönelik bir temyiz sebebi bulunmadığı nazara alındığında borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair fesih iddialarının incelemeyeceği-
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile davacının fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı, alacakların hesaplanması ve uygulanan faiz oranına ilişkindir...
Tarafların yargılama devam ederken başka bir mahkemede anlaşmalı olarak boşandıkları, bu boşanma kararının kesinleştiği, tarafların anlaşmalı olarak boşanmış olmaları nedeniyle, daha önceden açılmış olan temyiz incelemesine konu eldeki boşanma davasında birbirlerine kusur izafe etmeleri mümkün olmadığı, haklılık araştırmasının da yapılamayacağı-
Hüküm ve gerekçe çelişkisi yaratılmadan, HMK'nin 297. maddesine uygun biçimde, gerekli unsurları içeren bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerektiği-
Tapu iptali ve tescil istemi-
Dava konusu ipoteğin ilk olarak 10.03.2009 tarihinde tesis edildiği ve borçlu şirketin taşınmazı ipotekle yükümlü olarak satın aldığı, daha sonra davacı alacaklı ile anlaşarak bu ipoteği teminat olarak verdiği çek karşılığı kaldırıldığı, çek bedelinin ödenmemesi üzerine bu kez 08.02.2016 tarihinde yeniden ipotek tesis edildiği, bu hali ile İİK'nın 280/1. maddesinin uygulanma imkanının olmadığı-
Mahkemece, imza incelemesine esas olmak üzere gerekli araştırma yapılmış ise de senet aslının resmi dairelerden temininin mümkün olmadığı, davacı vekiline senet aslının sunulması için iki haftalık kesin süre verilerek sunulmadığı takdirde mevcut durum dahilinde karar verileceğinin ihtar edildiği, senet aslının verilen kesin süre geçtikten sonra sunularak mahkeme kasasına alındığı, verilen kesin süre içinde evrakın sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu-
Dava; kadastro öncesi ve sonrası nedene ve önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir...
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
