Tapulu taşınmazların harici satışına Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanununun 213 ve 2644 Sayılı Tapu Kanununun 26. maddesi uyarınca değer verilemeyeceği, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 13/B-b hükmünün aynı yasanın 33. maddesi gereğince genel hüküm niteliğinde olmadığı, anılan düzenlemelerin çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede kadastro çalışmalarının başlaması ile uygulama olanağı bulacağı, eksiğin tamamlanması yoluyla edinilen bilgiden, dava konusu taşınmazın yer aldığı bölgeye kadastro girmediğinin görüldüğü, hal böyle olunca, harici satış bedeli üzerinden hapis hakkı tanınmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekeceği-
Paydaşlar arasında ecrimisil isteği-
«Rehin» teriminin kapsamı- Rehinli alacakların rehnedilene takdir edilecek değerden fazla kalan miktar üzerinden konkordatoya dahil edileceği–
Çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkin davada, yıkımı istenen binanın bulunduğu 209 ada 23 parsel sayılı taşınmazın maliki dava dışı S. Ö.'in davada yer almasının sağlanıp,teknik bilirkişi marifetiyle yerinde yeniden keşif yapılıp 902 ada 19 parsel sayılı taşınmaz içersinde bulunan tecavüzlü yapıların saptanmak suretiyle bilirkişiden uygulamayı gösterir, denetime elverişli rapor alınıp, ondan sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Aracın şirketin aktiflerinde olup olmadığının tespitinden sonra muhafaza kararının geçici mühletten sonra mı yoksa önce mi verildiğinin araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği- Mali yönden ödeme güçlüğü içinde bulunan borçlu bakımından çok kere büyük bir meblağ teşkil eden hakediş vb. bedellerinin, alacaklı bankalar tarafından mahsup edilerek kendi alacaklarını tahsil etmelerinin, proje kapsamında borçlarını ödemek suretiyle alacaklıların İflas tasfiyesine göre daha iyi bir şekilde ve eşit koşullar altında tatmin etmeye yönelik konkordato ile ulaşılması öngörülen hedefe uygun düşmeyeceği-
Dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın tapuda kayıtlı iken 1972 yılında haricen satılıp devredildiğine, tapulu taşınmazların satışının TMK'nın 706/1, 6098 sayılı TBK'nın 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26, Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89. maddesi gereğince resmi şekilde yapılması zorunlu olup, satış işlemi resmi şekilde yapılmadığı sürece hukuken geçerli bir sonuç doğurmayacağına göre, tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesi gerekeceği-Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına göre geçersiz sözleşmelerde, akdin geçersizliği sebebiyle her iki taraf verdiğini geri alabileceği, davacı; TMK'nun 995. maddesi uyarınca satış bedeli ödeninceye kadar hapis hakkına sahip olup, bu satış bedeli ödeninceye kadar aynı zamanda taşınmazdan yararlanabileceği- Satıcı geçerli bir sözleşme yapmadığı takdirde aldığı satış bedelini geri vermeye mecbur olduğu, bu nedenle alıcı, satıcının ferağ vermesini isteyeceği, ferağ verme yönündeki ümidi kesildiği tarihte, verdiği parayı isteme hakkı doğacağı, işte satış parasının geri verilmesi davalarında zamanaşımının başlangıcı bu ümidin kesildiği veya satışın yapılmasının imkan dahilinden çıktığı ya da tapuda devir yapma olanağının ortadan kalktığı tarih olduğu-
İşçi alacaklarının iflas halinde birinci sırada imtiyazlı ise de, hacze iştirak halinde İİK'nın 100. maddesindeki sayılan koşullara sahip olmaması halinde haciz tarihi daha önce olan alacaklıların önüne geçemeyeceği-
8. HD. 04.06.2018 T. E: 10405, K: 13635-
Davanın, tapuya dayalı müdahalenin men'i isteğine ilişkin olduğu, iyiniyetli zilyet bulunmayan davalının, geçerli bir nedene dayanmaksızın hotbehot girip işgal ettiği davacıların, taşınmazında yaptığı bir kısım masraflar için, yararına hapis hakkı tanınmasının düşünülemeyeceği-
Mahkemece, haciz müzekkeresinin davalı Banka'ya tebliğ edildiği tarih itibarı ile Banka'ya olan borcun varlığını koruyup korumadığı, borç var ise ne kadar olduğu, Banka'nın herhangi bir riskinin olup olmadığı, varsa miktarının belirlenmesi gerekeceği, aynı şekilde Banka'nın, çekle işleyecek hesap açarken ve çek karnesi verirken gerekli basiret ve itinayı göstermek zorunda olduğu da gözetilerek, rehin hakkını sadece karşılıksız kalan çekler ve ibraz edilmeyen çekler ile ilgili olarak ileri sürebileceğinin kabulü mümkün olduğundan, haciz tarihi itibarı ile varsa tamamen ya da kısmen karşılıksız kalan çeklerden doğan yasal sorumluluk miktarı ile henüz muhatap bankaya ibraz edilmeyen çek yapraklarından kaynaklanan risk miktarı toplamının hesaplanması, bu doğrultuda çek karnesi verilirken teminat istenip istenmediği, çek yapraklarının geri istenip istenmediği, haciz tarihinde kaç tane çekin ibraz edilmiş olduğu, bu tarihten sonra karşılıksız çek ödemesi olup olmadığı hususlarını da içerir şekilde Banka hesap işleri konusunda uzman bilirkişi heyetinden ayrıntılı rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken, bilirkişi raporu ile belirlenebilecek rehin hakkı ve risk miktarının davalı üçüncü kişiye süre verilerek bildirilmesinin istenmesinin, buna ilişkin müzekkereye cevap verilmediği gerekçesi ile eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesinin hatalı olduğu-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.