Ölümle vekâlet ilişkisi son bulduğu halde, davacının mirasçılarından vekâletname alınmadan veya mirasçıları davaya dâhil edilmeksizin, davanın açılmamış sayılmasına karar verilemeyeceği-
Yerel Mahkemenin, depo edilmesi gereken vefa bedelinin sözleşmede öngörülen paranın alım gücüne göre belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek verdiği, direnme kararında bir isabetsizlik olmadığı-
7. HD. 18.11.2024 T. E: 3540, K: 5044
1. HD. 12.09.2018 T. E: 2015/14923, K: 12214-
Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal olmadığı takdirde tenkis isteği-
Kabul edilen parseller yönünden verilen pay oranları ile veraset belgesindeki pay oranları birbirleriyle örtüşmediği gibi kabule ilişkin hüküm fıkrasında bulunan pay oranları tekil niteliğinde yazılmış olup, tüm parselleri kapsayıp kapsamadığı konusunda da duraksamanın söz konusu olduğu, bundan ayrı bir kısım parseller bakımından miras payı oranında (1/5’er) iptal ve tescile karar verildiği halde diğer bir kısım parseller bakımından ise davalıların üçüncü şahıs durumunda olduğu ve kazandırıcı zamanaşımından kazanacakları gözetilerek 1/10’ar pay oranında iptal ve tescile karar verilmesinin de doğru olmadığı-
Davanın, İİK’nun 94. maddesine dayalı yetki belgesi ile açıldığı, Avukatlık Yasası'nın 38/b maddesine göre, avukatın; “aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa” teklifi reddetmek zorunluğunda olduğu, bu zorunluluğun, avukatların ortaklarını ve yanlarında çalıştırdıkları avukatları da kapsayacağı-
Davalı kooperatifin ana sözleşmesinin kooperatifin temsil ve ilzamı başlıklı 46. maddesine göre kooperatif adına düzenlenecek evrakın geçerli olması veya kooperatifi ilzam için temsile yetkili olanlardan ikisinin imzasının gerekli olduğunun belirtildiği, ayrıca ana sözleşmede yönetim kurulunun görevleri ile genel kurulun görevleri belirtilmiş olup, davacının asıl davaya dayanak yaptığı sözleşmeler geçerli olmayıp davalı kooperatifi bağlamayacağı, davacı da anılan sözleşmelerin davalı kooperatif genel kurulunda onaylandığını veya genel kurulda sözleşmede belirtilen şekilde kendisine taşınmaz verileceğine dair karar alındığını ispatlayamadığı, bu nedenle davacının asıl davaya ilişkin istinaf sebebi yerinde olmadığından asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun reddine, birleşen dava, kooperatif üyesi olarak davacıya verilmesi kararlaştırılan bağımsız bölümün (2002 tarihli üyelik sözleşmesinin feshini öngören 2007 tarihli sözleşme ile verilmesi kararlaştırılan B blok 12 no.lu dükkanın) davacı adına tescili ile eser sözleşmesi ( asansör yapım) kapsamında vaat edilen ortak alanın kullandırılmamasından kaynaklı tazminat istemine ilişkin olup, dayanak sözleşmelerin geçerli olduğu, davalı kooperatifi bağladığı, davacı tarafça ispatlanamadığından mahkemece verilen kararın sonuç itibarıyla usul ve yasaya uygun olması nedeni ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin yerinde olduğu-
Tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde katkı payı atacağı davasında, taşınmazın değerinin bildirilmesi ve bildirilecek değer üzerinden yatırılacak harç ile ilgili olarak yapılan meşruhattı tebligatın geçersiz olduğunun kabulü ile iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği-
TMK’’nun 713/2.maddesi gereği mülkiyetin kazanılabilmesi için gereken koşullardan biri de dava konusu taşınmazın ölüm veya tutanağın kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yılı aşkın malik sıfatı ile zilyet olunduğunun ispatlanmasıdır. Mahkemece bu konuda bütün tereddütleri ortadan kaldıran yeterli araştırma ve soruşturma yapılmadan yazılı şekilde hüküm oluşturulmasının hükmün bu nedenle bozulmasına sebep olacağı-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
