Davalı kooperatifin ana sözleşmesinin kooperatifin temsil ve ilzamı başlıklı 46. maddesine göre kooperatif adına düzenlenecek evrakın geçerli olması veya kooperatifi ilzam için temsile yetkili olanlardan ikisinin imzasının gerekli olduğunun belirtildiği, ayrıca ana sözleşmede yönetim kurulunun görevleri ile genel kurulun görevleri belirtilmiş olup, davacının asıl davaya dayanak yaptığı sözleşmeler geçerli olmayıp davalı kooperatifi bağlamayacağı, davacı da anılan sözleşmelerin davalı kooperatif genel kurulunda onaylandığını veya genel kurulda sözleşmede belirtilen şekilde kendisine taşınmaz verileceğine dair karar alındığını ispatlayamadığı, bu nedenle davacının asıl davaya ilişkin istinaf sebebi yerinde olmadığından asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun reddine, birleşen dava, kooperatif üyesi olarak davacıya verilmesi kararlaştırılan bağımsız bölümün (2002 tarihli üyelik sözleşmesinin feshini öngören 2007 tarihli sözleşme ile verilmesi kararlaştırılan B blok 12 no.lu dükkanın) davacı adına tescili ile eser sözleşmesi ( asansör yapım) kapsamında vaat edilen ortak alanın kullandırılmamasından kaynaklı tazminat istemine ilişkin olup, dayanak sözleşmelerin geçerli olduğu, davalı kooperatifi bağladığı, davacı tarafça ispatlanamadığından mahkemece verilen kararın sonuç itibarıyla usul ve yasaya uygun olması nedeni ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin yerinde olduğu-
Tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde katkı payı atacağı davasında, taşınmazın değerinin bildirilmesi ve bildirilecek değer üzerinden yatırılacak harç ile ilgili olarak yapılan meş­ruhattı tebligatın geçersiz olduğunun kabulü ile iddia ve savunma çerçevesinde taraf delil­leri toplanarak sonucuna göre bir karar ve­rilmesinin gerekeceği-
TMK’’nun 713/2.maddesi gereği mülkiyetin kazanılabilmesi için gereken koşullardan biri de dava konusu taşınmazın ölüm veya tutanağın kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yılı aşkın malik sıfatı ile zilyet olunduğunun ispatlanmasıdır. Mahkemece bu konuda bütün tereddütleri ortadan kaldıran yeterli araştırma ve soruşturma yapılmadan yazılı şekilde hüküm oluşturulmasının hükmün bu nedenle bozulmasına sebep olacağı-
Tapu kaydındaki şerhin terkini; karşı dava ise, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteği-
Murisin sağlığında ilerde intikal edecek terekedeki hakkıyla ilgili olarak bir mirasçının diğer mirasçılara veya üçüncü kişilerle yapacağı sözleşmelerin geçerli olabilmesi için yazılı ve miras bırakanın katılımıyla gerçekleştirilmesi zorunlu olup, murisin katılmadığı sözleşmelerin geçersiz olacağı- Geçersiz sözleşme nedeniyle ancak haksız iktisap kuralları uyarınca ödenen bedelin iadesinin talep edilebileceği-
İcra takibi sonucu alacağın tahsili amacıyla muvazaalı tasarrufun iptali olmazsa muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada mahkemece davalılardan A.Ö adına olan tapu kaydının iptaline gerek kalmaksızın davacının dava konusu taşınmazın haciz ve satışını isteyebilmesi yönünde hüküm oluşturulması gerekirken; davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmadığı-
Davacının tapu iptali ve tescil olmadığı taktirde taşınmazın bedelini talep ettiği görülmekle bu talebi idari nitelikte bir dava olmadığından bu tür uyuşmazlıkların adli yargıda çözümlenmesi gerekeceği-
Dava, ehliyetsizlik olmadığı takdirde muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Ehliyetsizlik yönünden istek pay oranında olmadığına göre mahkemece öncelikle ehliyetsizlik iddiasının değerlendirilmesi gerekeceğine kuşku yoktur. Hal böyle olunca, tüm dava dışı mirasçılara tebligat çıkartılarak davanın görülebilirlik koşulunun tamamlanmasından sonra tereke temsilci huzuruyla davanın yürütülerek ehliyetsizlik iddiası konusunda bir karar verilerek sonucuna göre diğer taleplerin neticelendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hükmün bu nedenle bozulmasına sebep olacağı-
Tapu iptali ve tescil, tenkis davasında, murisin davalı oğulları lehine yaptığı temliki işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, ipotek bedelinin davalılar tarafından ödenmesinin murisin mal kaçırma iradesini ortadan kaldırmayacağı sonuç ve kanaatine varılıldığından, davanın kabul edilmesi gerekeceği-
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir...

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.