696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının bulunup bulunmadığı ve fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve gece zammı ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması-
Davacının dava konusu fark ücret, çocuk yardımı, ikramiye alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı-
Davanın 18.08.2022 tarihinde İş Mahkemesinde ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açıldığı ve dava dilekçesi ekinde 29.06.2022 başvuru tarihli ve 07.07.2022 tarihli anlaşamama son tutanağının sunulmuş olduğu- Davacı vekilinin 17.11.2022 tarihli beyan dilekçesi ile hasımda yanıldıklarını fark ettiklerini belirterek 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesi uyarınca davanın doğru hasım olan ... ... Montaj İzolasyon Taah. Turz. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.ne yöneltilmesini talep ettiği ve aynı dilekçe içinde doğru hasım olan ilgili ... ... Şirketinin adresini belirterek yetkisizlik kararı verilmesini ve dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep ettiğinin görüldüğü- 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesi uyarınca taraf değişikliği işleminin gerçekleştiği kabul edildiğinde, bu işlemden önce yeni davalıya karşı arabuluculuk başvurusunda bulunulmasının dava şartı üzerindeki etkisinin ele alınması gerekeceği- Dosya kapsamından davacının 05.10.2022 tarihinde davalı ... ... Şirketine karşı arabuluculuğa başvurduğu, taraflar arasında 26.10.2022 tarihli arabuluculuk son (anlaşmama) tutanağının düzenlendiğinin görüldüğü- İlâmın Değerlendirme bölümünün (13) numaralı paragrafında da belirtildiği gibi davalı tarafta iradi taraf değişikliği, yargılama esnasında yeni açılmış bir dava olarak görülebileceği-Yeni davalıya karşı dava, bu talebin yöneltilmesiyle açılmış sayılır ve dava açılmasının usul hukukuna ilişkin sonuçları doğuracağı- Somut olayda, davacının davayı yeni davalıya yöneltmeden önce arabuluculuk başvurusunda bulunduğunun açık olduğu- Bu durumda 7036 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun uygulanmasındaki amaç ve usul ekonomisi gözetildiğinde; Mahkemece arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği kabul edilmesi gerekeceği-
9. HD. 04.06.2018 T. E: 2017/8161, K: 12526-
Davacı dava dilekçesinde davasını açıkça belirsiz alacak davası olarak nitelendirmesi sonucu, davanın açılmasıyla birlikte dava dilekçesinde yazılı miktarla sınırlı olmamak kaydıyla tüm alacak yönünden zamanaşımının kesileceği, buna bağlı olarak da tamamlama dilekçesine karşı zamanaşımı savunmasında bulunulamayacağı-
22. HD. 14.02.2019 T. E: 2017/19672, K: 3248-
Bahçe, hayvan bakımı ve bekçilik işleri yapılması ev hizmeti kapsamında olmadığından taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında olması gerektiği ve uyuşmazlığın çözüm yerinin iş mahkemesi olması gerektiği-
İbraname savunmasının, hakkı ortadan kaldırabilecek itiraz niteliğinde olduğu ve yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği- Çalışma şeklinin 24 saat mesai 48 saat dinlenme şeklinde olduğu durumlarda, işçi birinci hafta 3 gün ikinci ve üçüncü haftalar 2 gün dördüncü hafta yine 3 gün çalışacağından, ilk hafta (3x3=) 9 saat, ikinci ve üçüncü haftalarda (2x3=) 6 saat, dördüncü hafta ise yine (3x3=) 9 saat fazla çalışmış sayılacağı- Bilirkişi tarafından davacının fazla mesai ücreti hesaplanırken, yukarıda tanık beyanlarının hatalı değerlendirilerek, davacının 24 saatlik çalışmalarının denetime elverişli şekilde belirtilmemesi, çalışma saatlerinin yukarıda yazılı esaslara aykırı şekilde değerlendirilmesi ve günlük 14 saat çalışma sınırı aşılacak şekilde hesaplama yapılmasının hatalı olduğu-
Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığı hususundadır...
Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı hususunun onama kararı ile kesinleştiği, dava dilekçesinde zikredilen vakıların görevli mahkeme önünde değiştirilmediği, bu nedenle davanın ikinci kez ıslahına da gerek olmadığı, davayı aydınlatma görevinin mahkeme hâkimine ait olduğu hususları dikkate alınarak davanın esasının incelenmesi gerekirken, eser sözleşmesi hükümlere göre tahkikat yapılıp sonucuna göre hüküm kurulabilecek herhangi bir talebin bulunmadığı ve davanın ikinci kez ıslahının da mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.