Cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmemiş ya da süresi içince cevap dilekçesi verilmemişse, ilerleyen aşamalarda HMK. mad. 141/2 uyarınca zamanaşımı def'inin, davacının açık muvafakati ile yapılabileceği- HUMK yürürlükte iken süre geçtikten sonra yapılan zamanaşımı define davacı taraf süre yönünden hemen ve açıkça karşı çıkmamışsa (suskun kalınmışsa) zamanaşımı defi geçerli sayılmakta iken, HMK.'nun uygulandığı dönemde süre geçtikten sonra yapılan zamanaşımı definin geçerli sayılabilmesi için davacının açıkça muvafakat etmesi gerektiği, yani, 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamalar bakımından süre geçtikten sonra ileri sürülen zamanaşımı def'ine, davacı taraf muvafakat etmez ise zamanaşımı def'inin dikkate alınmayacağı- Zamanaşımı definin cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla ileri sürülmesinin de mümkün olduğu- Davacı vekilinin kısmi dava açtığı ve ıslah dilekçesi ile davaya konu talep miktarlarını artırmasından sonra davalı vekilince ıslaha karşı zamanaşımı def'i ileri sürülmüş olduğundan, mahkemece bu def'i değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğu-
22. HD. 12.03.2019 T. E: 2016/7947, K: 5811-
İlave tediye alacağının ödetilmesine-
22. HD. 04.03.2019 T. E: 2017/20550, K: 4871-
22. HD. 02.10.2018 T. E: 12803, K: 20822-
22. HD. 16.10.2018 T. E: 8284, K: 22240-
Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekeceği ancak, olayda davalılar farklı olduğundan kesin hükmün koşullarının oluşmadığı, ayrıca, asıl-alt işverenlik ilişkisinde mecburi dava arkadaşlığının söz konusu olmadığı-
9. HD. 25.06.2018 T. E: 5763, K: 13662-
Davacının ...2001-..2024 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesi emeklilik sebebiyle sona erdiğinden kıdem tazminatına hak kazandığının kabulü gerektiği, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlandığı ancak bu çalışmaların karşılığının ödenmediğinin anlaşıldığı; ayrıca yıllık ücretli izin ve bakiye ücret talebinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü gerektiği- Davacının 02.04.2018 tarihindeki kadroya geçiş aşamasında imzaladığı sulh ve feragat sözleşmesine 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (375 sayılı KHK) geçici 24. maddesinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı nazara alındığında itibar edilemeyeceği- "375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23 ve 24. maddelerin (c) ve (ç) bentlerinin Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine ilişkin kararlarının kadroya geçiş öncesinde yasal zorunluluk gereği alınmış ve alındığı an itibarıyla kesin hüküm gibi tüm sonuçlarını doğurmuş olan sulh ve feragat sözleşmelerine uygulanamayacağı, uygulanmasının Anayasamızda açıkça yasaklanmış olan iptal kararının geçmişe yürütülmesi anlamına geleceği" şeklindeki karşı görüşün benimsenmediği-
22. HD. 05.03.2019 T. E: 2017/20739, K: 5047-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.