4688 sayılı Kanun kapsamında sendika üye sayılarına ilişkin tespitin ve istatistiğin düzeltilmesi istemi-
Her derecedeki eğitim ve öğretim kurumları ile Üniversite ve Akademi (Askeri Akademiler dahil), okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebileceği- Ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısının, ders görevi alacaklarının niteliklerinin ve diğer hususların ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile tespit olunacağı-
HUMK'nun 8.maddesine göre, malvarlığından doğan değer veya miktarı 400.000.000 TL'yi geçmeyen davalara Sulh Hukuk, daha fazlasına ise Asliye Hukuk Mahkemesi bakmakla görevlidir. Ancak, taraflar arasında hizmet sözleşmesi bulunduğuna göre bu gibi hizmet sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davaların (sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanmış olsa bile) İş Mahkemelerinde görülmesinin gerekeceği-
Mahkemece, davacı işçiye, usulüne uygun olarak işyeri değişikliği ve işe davet yazısı bildirilmiş olmasına rağmen, işe başlamadığı, davete neden icabet etmediği ve en son mevsimlik çalışmaya katılmama sebebi konusunda herhangi bir delil ibraz etmediği, davacının çalışmalarının sürekli ve kesintisiz olarak devam eden nitelikte de bulunmadığı, daha önceki mevsimlik çalışmaların da yılın son aylarında sona erdiği dikkate alındığında baraj inşaatındaki işin bitmesinin davacının işten çıkarılması manasına gelmeyeceği; bu nedenle, feshin 4857 sayılı Kanunun 25/II-g maddesi hükümlerine uygun olduğu, kıdem ve ihbar tazminatı talepleri yasal dayanaktan yoksun olup, kıdem ve ihbar tazminatı istemleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davalıya ait vergi kaydında, davalının yaptığı işin sütü sağılan büyük baş hayvan yetiştiriciliği, sütü için inek ve manda yetiştiriciliği, diğer sığır ve manda yetiştiriciliği olduğunun belirtildiği, buna göre, davacının çalıştığı işyerinde kaç işçi çalıştığı, işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinde sendika örgütlenmesi olup olmadığı araştırılarak mahkemenin görevli olup olmadığı somut bir biçimde saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
İş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliği ve davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedebileceği- İşçinin yeterliliği veya davranışlarından kaynaklanan sebepler işyeri için olumsuzluklara yol açıyor ise işveren için geçerli bir fesih sebebi olacağı- İşçinin yetersizliği açısından örnek teşkil eden sık sık hastalanarak rapor alma hususunda fesih için 6 haftalık sürenin beklenmesine gerek olmayacağı-
Davacının stajyerlik sözleşmesine istinaden davalı tarafa ait iş yerinde çalışırken, ölümüyle gerçekleşen olayın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş kazası olarak kabul edildiği anlaşılmakla; görevli olan mahkeme, İş Mahkemesi midir yoksa, davacı ile davalı arasında bir iş sözleşmesi mevcut olmadığı gerekçesiyle İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre genel mahkemeler midir-
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın iş sözleşmesinden kaynaklandığını, bu nedenle iş mahkemelerinin görevli olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinden doğduğu ileri sürülen ücret alacağı, ikramiye alacağı, ilave tediye ve diğer sosyal haklara ilişkin talepleri bakımından yargı yolunun caiz olup olmadığına ilişkindir...
Yargıtay bozma ilâmına uyulmakla meydana gelen usulî kazanılmış hak kuralı usul hukukunun ana esaslarından olmakla ve Yargıtayca titizlikle gözetilmekle birlikte bu kuralın açık bir maddi hata hâlinde dahi katı bir biçimde uygulanması bazı Yargıtay kararlarında adalet duygusuyla, maddi olgularla bağdaşmaz bulunmuş ve dolayısıyla giderek uygulamada uyulan bozma kararının her türlü hukuki değerlendirme veya delil takdiri dışında maddi bir hataya dayanması hâlinde usulî kazanılmış hak kuralının hukuki sonuç doğurmayacağı- Yargıtay'ın kararında (onama/bozma) hukuki yönden bir değerlendirme yapılmış ve deliller belirli bir doğrultuda değerlendirilerek bir karar verilmiş ise kararı veren Daire hukuki görüş değiştirse veya delil değerlendirmesinin yanlış olduğunu sonradan benimsese dahi burada maddi hatadan söz edilemeyeceği- Bu yönüyle şeklî anlamda kesinleşen kararla ilgili yeniden delil değerlendirmesi yapılarak maddi hata denetimi adı altında davanın tekrar kanun yolu denetimine tâbi tutulması ve bu suretle şekli anlamda kesinleşen kararın ortadan kaldırılması mümkün olmadığı- iş kazasından kaynaklı asıl davada maddi tazminat, birleşen davada ise manevi tazminat talebiyle açılan eldeki davada, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne ilişkin verilen karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedildiği, kararın davalı vekilince temyizi üzerine Özel Dairece davalı işverenin iş kazası sebebiyle kusurunun bulunmadığından davanın reddi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, İlk Derece Mahkemesince önceki hükümde direnildiği, direnme kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Özel Dairece bu kez temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının onandığı, onama kararının taraf vekillerine tebliği sonrası davalı vekilinin 19.03.2025 tarihli dilekçe ile maddi hata düzeltim talebinde bulunduğu, Özel Dairece hüküm altına alınan tutarların ayrı ayrı temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı, temyiz kesinlik sınırının da direnme kararını inceleyecek olan Hukuk Genel Kurulunca değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle onama kararı kaldırılarak dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderildiği, İlk Derece Mahkemesince verilen direnme kararının miktar itibarıyla kesin olması durumunda Özel Dairece esasa yönelik inceleme yapılması mümkün olmadığından hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı kesin olduğundan bahisle maddi hata sonucu bu hususun gözden kaçırılarak kararın onandığı gerekçesiyle onama kararı kaldırılıp direnme kararının temyizen incelenmesi için dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu-
Telekonferans yöntemiyle yapılan arabulucu müzakerelerinde iki haftalık dava açma süresi, arabulucu ve her iki taraf imzasının tamamlandığı tarihten itibaren başlayacağı-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.