• “1998 ve 1999 Tasarısı”ndaki Gerekçe

     “Madde 693 - Yürürlükteki Kanunda, bu maddeyi tam olarak karşılayan bir hüküm yoktur. Yeniden düzenlenen madde, paylı mala ilişkin yararlanma, kullanma ve koruma esaslarını belirlemektedir. Maddenin birinci fıkrası yürürlükteki kanunun 625 inci maddesinin birinci fıkrasını kısmen karşılamaktadır.

    Maddenin ikinci fıkrasıyla, paydaşlar arasında paylı malı kullanma ve bu maldan yararlanma şekliyle ilgili olarak ortaya çıkacak uyuşmazlıkların çözü-münde hâkimin yetkili olduğu; bölünmenin paylı malın kullanılmasının zaman veya yer itibarıyla bölünmesi biçiminde mümkün olacağı belirtilmiştir. Böylece yürürlükteki kanunda paylı mülkiyeti düzenleyen hükümlerdeki bir boşluk dol-durulmuş olmaktadır.

    Maddenin üçüncü fıkrası uygulamadaki tereddütleri gidermek amacıyla, paydaşlardan her birinin, bölünemeyen ortak menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları temsilen sağlayabileceği hükmünü öngörmektedir. Böylece, paydaşlardan her birinin müşterek menfaatler için, diğer paydaşları temsil edebileceği hususunda yürürlükteki kanunun 625 inci maddesinde de yer alan hüküm, öğretideki açıklamalar ve Yargıtay içtihatlarına uygun olarak açıklığa kavuşturulmuştur.”



  • “1984 Tasarısı”ndaki Gerekçe:

     

    ‘Madde 615 - Yürürlükteki Kanunda, bu maddeyi tam olarak karşılayan bir hüküm yoktur. Yeniden düzenlenen mad-de, paylı mala ilişkin yararlanma, kullanma ve koruma esas-larını belirlemektedir. Maddenin birinci fıkrası, yürürlükteki kanunun 625. maddesiinn birinci fıkrasını kısmen karşılamaktadır.

    Maddenin ikinci fıkrası, paydaşlardan her birinin paylı malı kullanması ve ondan yararlanmasının oybirliği ile alınacak kararla düzenlenebileceğini öngörmektedir. Böylece doktrinde ve uygulamada kabul edilen çözüm kanunda belirtilmiş olmaktadır. Benzer bir çözüm kaynak İsviçre Medenî Kanununun 647.maddesinde yer almıştır.

    Maddenin üçüncü fıkrasıyla, paydaşlar arasında paylı malı kullanma ve bu maldan yararlanma şekli ile ilgili olarak ortaya çıkacak uyuşmazlıkların çözümünde sulh hâkiminin yet-kili olduğu; paylı malın kullanılmasının zaman veya yer itibariyle bölünmesinin mümkün bulunduğu belirtilmiştir. Böylece yürürlükteki kanunda paylı mülkiyeti düzenleyen hükümlerdeki bir boşluk doldurulmuş olmaktadır.

    Maddenin dördüncü fıkrası uygulamadaki tereddütleri gidermek amacıyla, paydaşlardan her birinin, bölünemeyen ortak yararların korunmasını sağlayabileceği hükmünü öngörmektedir. Böylece, paydaşlardan her birinin müşterek menfaatler için diğer paydaşları temsil edebileceği hususunda yürürlükteki kanunun 625. maddesinde yer alan hüküm, doktrindeki açıklamalar ve Yargıtay içtihatlarına uygun olarak açıklığa kavuşturulmuştur.’:

    5. Yararlanma, kullanma ve koruma

    Madde 615 - Paydaşlardan her biri diğerlerinin hakları ile bağdaşdığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir.

    Paydaşlardan her birinin paylı malı kullanma ve ondan yararlanması, oybirliği ile alınacak kararla düzenlenebilir.

    Uyuşmazlık hâlinde yararlanma ve kullanma şeklini sulh hâkimi belirler. Bu belirleme, paylı malın kullanılmasının za-man veya yer itibariyle paydaşlar arasında bölünmesi tarzında da olabilir.

    Paydaşlardan her biri bölünemeyen ortak yararların ko-runmasını sağlayabilir.