İçerik Akışı

Dava Şartı Noksanlığı-

Davalının ruhsal rahatsızlığı olduğunun (dava şartı noksanlığının) her zaman ileri sürülebileceği- Mahkemece davalının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması ve bu hususun bir ön sorun sayılarak sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesi gerektiği-

TMK. 588 Uyarınca Açılan Davalarda Görev-

Gaiplik ve malvarlığının intikali isteklerine ilişkin davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği-

Perdenin Kaldırılması- Organik Bağ-

Davacının davalılar hakkında takip konusu bonoya ilişkin olarak müteselsil sorumluluk esasına dayanılarak icra takibi yaptığı ve itiraz ederek aksini ileri sürmeyen bu davalılara yönelik dava açmakta hukuki yararının mevcut olmadığı- Davalı A.Ş'nin kurulduğu tarihin takibe konu bononun tanzim tarihinden önce olduğu ve takibe konu senette borçlu sıfatı ile yer almadığı, basiretli bir tacirin hukuki ilişkiye girdiği borçluları bilmesi ve alacak borç ilişkisine dayanılarak senet tanzim edilirken mevcut olan borçluların tamamının senette borçlu sıfatı ile yer almasını temin etmesi gerektiği, senet düzenlendiği tarihte hukuken var olan ve buna rağmen senette borçlu gösterilmeyen ve borçlu sıfatı ile senedi imza etmesi temin edilmeyen şirketin "organik bağ" ileri sürülerek icra takibinin sonradan tarafı olmasının ve borç isnat edilmesinin hukuken mümkün olmadığı-

Vergi Mahkemesi İlamlarının İcrası-

Vergi Mahkemesi tarafından idari işlemin iptaline ilişkin verilen kararın infazının istenilebilmesi için kesinleşmesi şartının aranmadığı- İlam, likit bir alacak içeren eda hükmü taşımamakta ise de, yargılama gideri ve avukatlık ücreti alacağı yönünden eda hükmü taşıdığından, bu alacaklar ve faizleri yönünden takip yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı-

Yabancı Mahkeme Kararının Tenfizi- Temyiz- Karar Düzeltme- İlamın İcrası

Yabancı mahkeme kararının tenfizine ilişkin ilamın "temyizi", yerine getirmeyi durdurmakta ise de, "karar düzeltme yoluna başvurulması"nın ilamın icrasını durdurmayacağı-

Zamanaşımına Uğramış Çek- İtirazın İptali- Sebepsiz Zenginleşme- İspat Yükü-

Zamanaşımına uğramış çeke dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptaline ilişkin davada, dava konusu çekte davalı keşidecinin, davacı ise son hamil konumunda olduğundan, davalı keşideci hakkında 6102 s. TTK. mad. 732 uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde başvuru hakkının bulunduğu ve bu durumda davalı keşidecinin "sebepsiz zenginleşmediğini" kanıtlamakla yükümlü olduğu-

Tasarrufun İptali Davasında Üçüncü Kişi Bankanın Basiretli Bir Tacirden Beklenmeyecek Tasarruf Gerçekleştirmesi- Temlik Tasarrufunun İptali-

Davacı-alacaklının alacağını doğuran çeklerin düzenlenme tarihleri, davalı borçlu ile davalı üçüncü kişi banka arasındaki temlik işleminden önce olup, borçlunun aciz hali de sabit olduğundan, tasarrufun iptali davasının ön koşullarının gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerektiği- Davalı üçüncü kişi banka ve davalı borçlu, "iptali istenilen temlikin önceden verilmesi taahahüt edilmiş bir borç teminatı olarak verildiğini" iddia etmişse de, mahkemece alanın bilirkişi raporu ve diğer belgelerden, davalı borçlunun davalı üçüncü kişiden önceden krediler kullandığı, daha sonra kredilerde azaltmaya gidildiği,  temlik tarihi itibari ile olan alacağa karşılık olan gayrimenkul ipoteği ve dava konusu temlik miktarı gözetildiğinde, verilen teminatın basiretli bir tacirden beklenmeyecek nitelikte bir tasarruf olduğu ve davacının alacak ve ferilerinden oluşan miktarın iptali ile davalı bankadan alınarak davacı alacaklıya verilmesi gerektiği-

Borçlunun Ölümü- İhalenin Yapılması-

Borçlunun ölüm tarihinden itibaren mirası ret süresi içerisinde herhangi bir icra takibi yapılamayacağı gibi, bu süre içerisinde ihale yapılmasının da usulsüz olduğu-

Zamanaşımını Kesen Sebepler- İtirazın İptali Davası- Zamanaşımı- Hak Düşürücü Süre- İtirazın Tebliği-

Zamanaşımını kesen işlemlerin doktrinde "uyuşmazlığı bir adım ileriye götüren işlemler" olarak tanımlandığı- İİK. mad. 67. ve 68 uyarıca davaların açılabilmesi için öngörülen 1 yıllık ve 6 aylık sürelerin hak düşürücü nitelikte olduğu ve itirazın tebliği tarihinden itibaren başladığı, ancak bu davaların itiraz alacaklıya tebliğ edilmeden de açılabileceği- İtirazın iptali davası, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış ise de, hak düşürücü süre ile zamanaşımının birlikte cereyanı ve her iki sürenin aynı (olayımızda olduğu gibi bir yıl) olması halinde, zamanaşımı süresinin dolmasından sonra ve fakat hak düşürücü süre içerisinde açılan davanın alacağın zamanaşımına uğramasına engel bir niteliğinin olmadığı- Zamanaşımını kesen borçlunun itiraz tarihinden itibaren itirazın iptali davasının açıldığı tarihe kadar 1 yılı aşkın süre dolduğundan ve arada zamanaşımını kesen başkaca bir takip işlemi de yapılmadığından, dava konusu alacağın, CMR’nin 32, BK’nun 133, 132 ve 136. maddeleri gereğince dava tarihinden önce zamanaşımına uğramış olduğu-

Zayi Nedeniyle Çek İptali-

Çekin ibraz edilmiş olmasının tek başına zayi nedeniyle iptal davası açılmasına engel olmayacağı, bedeli ödeninceye kadar çek hakkında iptal kararı verilmesinin mümkün olduğu-