Satış sözleşmesinde ayıplı mal tesliminden kaynaklanan tazminat istemi- Milletlerarası yetki itirazı-

Satış sözleşmesinde ayıplı mal tesliminden kaynaklanan tazminat istemi- Davalı tarafından tek taraflı düzenlenerek gönderilen sipariş onaylarında, davalının internet sitesinde yayımlanan genel satış ve teslim şartlarına atıf yapılmasının, davacının bu şartlarda yer alan (Köln) mahkemelerinin yetkisine ilişkin hükmü kabul ettiği anlamına gelmeyeceği- Taraflar arasında MÖHUK m. 47 kapsamında yazılı delille ispatlanmış bir yetki sözleşmesi bulunmadığı, bu nedenle MÖHUK m. 40'ın atfıyla HMK m. 6 ve 10 hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının yerleşim yerinin Almanya'da bulunduğu, sipariş onaylarında EXW, faturalarda ise CIF teslim şekli belirtilmiş olsa da her iki teslim şekline göre davalının sözleşmeden doğan edimini Almanya'da ifa ettiği, bu durumda uyuşmazlığın çözümünde Alman mahkemelerinin yetkili olduğu, davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği-

"...Davalı M. N. Gmbh vekili cevap dilekçesinde; davacının tefrik kararı öncesi yargılamadaki diğer davalı şirket aracılığıyla davalı şirketten kesici bıçak, ara parça ve kaplama ara parça satın aldığını, teslim edilmiş olan tüm ürünlerin esasen ilk haliyle de kullanılabilir durumda olduğunu ve sertlik değerine ilişkin iddiaların bu ürünlerin kullanımını engellemediğini, davalının yerleşim yerinin Almanya olduğunu, Türk mahkemelerinin uyuşmazlığın çözümü bakımından milletlerarası yetkisinin olmadığını, dava belirsiz alacak davası olarak da açılmayacağı için davanın hukuki yarar yokluğu sebebi ile de reddedilmesi gerektiğini, ayrıca davacının alacağını Amerikan Doları cinsinden talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla delil tespitinde dava dışı başka bir firmaya yaptırıldığı belirtilerek, sunulan 42 faturanın toplam tutarının 119.349,61 TL olduğunu, bununla birlikte davacının dayandığı faturaların davacı yana değil dava dışı A..Ş.’ye düzenlendiğinin belirtildiğini, ilgili faturalar taraflarına tebliğ edilmediğinden söz konusu faturalara ve içeriğine dair her  türlü itiraz haklarının saklı kaldığını, uyuşmazlığın Türk hukukuna değil Alman hukukuna tabi olacağını, Genel Satış ve Teslim Şartları’nın 12.2. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde Köln mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalının Genel Satış ve Teslim Şartları’nın 10.1. maddesi uyarınca 12 aylık zamanaşımı süresi gereği alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir...."

Devamı için tıklayınız…