İcra müdürünün "tahliyenin infazına" yönelik şikayete konu kararına dayanak olan icra mahkemesinin tahliye kararı; "tahliye isteminin reddi gerekeceği" yönünde bozulmuş olup bozma ilamı doğrultusunda verilen tahliye talebinin reddine ilişkin karar onanarak kesinleştiğinden; ortada şikayete konu tahliye işleminin infazına dayanak bir tahliye kararının kalmadığı; İİK m. 40 uyarınca henüz iadesi gereken bir işlem yok ise de, tahliyeye ilişkin kararın bozulması ile takip duracağı için artık bu aşamadan sonra ortada geçerli bir tahliye ilamı kalmadığından icra müdürünün şikayete konu kararı ile "üçüncü kişiye" tahliye için süre vermesi işleminin usulsüz hale geldiği- "Şikayet tarihi itibariyle icra müdürlüğünce henüz İİK. m. 276/1., 2. ve 3'deki prosedür işletilmemiş olup, şikayetçi 3. kişi yönünden İİK m. 276'ya yönelik bir şikayetin varlığından da söz edilemeyeceği, alacaklı tarafından dava dışı borçlu A.Ş. aleyhine adi kira ve hasılat kiralarına özgü icra takibi başlatıldığı, borçlunun taşınmazdan tahliyesine karar verildiği, tahliye için gidilen adreste borçlunun kiracısı şikâyetçi 3. kişi şirketin bulunduğunun icra müdürlüğünün tutanağı ile sabit olduğu, şikâyetçi 3. kişinin alt kiracı sıfatıyla borçluya tebaan bu adreste oturması nedeniyle İİK. m. 276/son uyarınca şikayetçi 3. kişi sayılmayacağından tahliye işleminin icrasında bir usûlsüzlük bulunmadığı, sonradan gelişen ve değişen olaylar değerlendirmeye alınamayacağı, taleple bağlılık ilkesi gözetilerek karar verilmesi gerektiği" şeklindeki karşı görüşün benimsenmediği-
Kiracı ile boşanma aşamasında olan ve aynı zamanda onun kefili olan eşinin İİK m. 276 anlamında üçüncü kişi sayılması mümkün müdür?
Tahliye isteminin kabulüne ilişkin müdürlük kararı doğrultusunda aynı tarihte şikayetçi 3. kişinin bulunduğu taşınmaza tahliye için gidildiği ve taşınmazı tahliye etmesi için süre verildiğine göre icra müdürlüğünce tahliyenin infazına ilişkin bir işlem yapılmadığından söz edilemeyeceği- İcra müdürünün bu kararla İİK'nın 276/1. fıkrasına göre taşınmazın tahliyesine, ancak üçüncü kişinin taşınmazın tahliye işlemlerini yapabilmesi için .... tarihine kadar tahliyenin infazının ertelenmesine karar verdiği- İİK'nın 276/2. maddesine göre tahliyeyi tehirle 3 gün içinde icra mahkemesine bir karar vermesi için keyfiyeti icra mahkemesine bildirilmesine karar vermediği açıkça anlaşılmakla, üçüncü kişinin taşınmazın işgalde haklı bulunduğuna ilişkin iddia ve delillerini icra mahkemesinde ileri sürerek İİK'nın 276/3. maddesine göre bir karar verilmesi için şikayette bulunmakta hukuki yararı olduğu- İcra müdürlüğünce tahliye işlemi sırasında İİK'nın 276/2. maddesindeki prosedürün işletilmemiş olmasının, şikayetçi 3. kişinin icra mahkemesine şikayet yoluyla başvurmasına engel olmayacağı-"Taleple bağlıklık ilkesi gözetilerek karar verilmesi gerektiği, şikayet dilekçesine göre şikayetin konusu icra müdürlük kararının iptali isteminden ibaret olup şikayet tarihi itibariyle icra müdürlüğünce henüz İİK’nın 276/1., 2. ve 3. fıkralarındaki prosedür işletilmemiş olduğundan, şikayetçi 3. kişi yönünden İİK’nın 276. maddesine yönelik bir şikayetin varlığından da söz edilemeyeceği" şeklindeki karşı görüşün kabul görmediği-
Tahliye taahhütnamesine dayanılan takip talepnamesinde dayanak olarak kira sözleşmesi gösterilmediği gibi, daha sonra dosyaya giren kira sözleşmesinin üzeri çizilerek tasdik edilip açıkça takip dayanağı olmaktan çıkarıldığı- Tahliyesi için gidilen mahalde hazır bulunan üçüncü kişi "işletmeyi aleyhine tahliye taahhütnamesine dayalı takip açılan kişiden kiraladığını, alacaklı ile taşınmazı kendisine kiralayan arasında baba-oğul ilişkisi bulunduğunu" belirtmiş olup üçüncü kişinin sunduğu takip borçlusu ile arasındaki sözleşmesinin (baba-oğlu arasındaki) tahliye taahhütnamesinin tanzim tarihinden önce olduğu, kiralananın takip borçlusu tarafından bu tarihte üçüncü kişiye teslim edildiğinin anlaşıldığı uyuşmazlıkta, "tahliye baskısı altında kiralanın 15 gün sonra boşaltılacağının, alacaklı ile anlaşılacağının" bildirilmiş olmasının yasadan doğan hakkı ortadan kaldırmayacağı- İİK 276/2-3 koşulları oluştuğundan "tahliyenin tehirine, alacaklının yedi gün içinde mahkemeye müracaat etmesi" lüzumuna karar verilmesi gerektiği-
Tahliye taahhüdüne dayalı takibin iptali istemine ilişkin uyuşmazlıkta, taşınmaza ait güncel tapu kaydında halen davacı lehine verilmiş şerh ya da aile konutu şerhinin bulunmadığı, icra mahkemelerinin önlerine gelen uyuşmazlığı takip hukuku kurallarına göre ve basit usulde yargılama yaparak çözmekle görevli olduğu, takip hukukuna ilişkin uyuşmazlıkları çözme görevini yerine getirirken bir başka dava dosyasının bekletici mesele yapılamayacağı-
Tahliye emrinin iptaline ilişkin şikayetten kaynaklanan uyuşmazlıkta, tapu kaydı incelendiğinde taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi olmadığı gibi taşınmazın alacaklı adına kayıtlı olduğu görülmüş olup yine şikayetçi tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasında da ret kararı verildiği anlaşıldığından şikayetçinin tahliye emrinin iptaline yönelik başvurusunun reddinin gerektiği-
Oylamaya katılan ... şirket yetkilisinin kardeşi ise de; söz konusu alacak konkordato talebinden önce gerçekleşen ve borçlu şirketin kullandığı krediye var olan kefalet nedeniyle yapılan ödemeye dayalı rücu alacağı niteliğinde olduğundan İİK'nın 302/3 maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği-
Konkordatoya süresinde itiraz etmeyen alacaklıların istinaf yoluna başvuru hakkının bulunup bulunmadığı, İİK’nın kanun yollarına ilişkin 308/a maddesinde yer alan “itiraz” ifadesinden ne anlaşılması gerektiği-
Kural olarak alt kiracının kullanma hakkının kapsamı ve süresinin asıl kiracının hakkı ile sınırlı olduğu, alt kira sözleşmesinin ilk kira sözleşmesi ayakta kaldığı sürece geçerli olduğu, ilk kira sözleşmesinin feshi ya da sona ermesi ile ikinci (alt) kira sözleşmesinin de kendiliğinden sona ereceği- Mahkemece üçüncü kişinin, alt kiracı sıfatı ile borçluya tebaan mecurda bulunduğu kabul edilerek, İİK'nun 276/son fıkrası uygulanmasında üçüncü kişi sayılamayacağından taşınmazdan tahliyesine karar verilmesi gerekeceği-
Toplantıya katılmadığı halde 7 günlük iltihak süresi içinde alacaklılarının konkordatoya karşı oy kullanma hakkı bulunduğu ve bu durumda toplantıya katılıp ret oyu kullanan veya toplantıya katılmadığı halde iltihak süresi içinde oyunu belli eden alacaklının nisapta nazara alınması ve nihai tutanağın ve komiser raporunun buna göre hazırlanması gerektiği- İltihak süresi içinde itiraz eden alacaklı bankanın, davacının konkordato talebinin tasdikine ilişkin mahkeme kararını istinaf hakkının bulunduğunun kabulü gerektiği-
