Borçlunun murisi ile üçüncü kişi arasında düzenlenen ölünceye kadar bakma sözleşmesi gereğince verilen dava konusu tapuların iptali ile muris adına tescili için icra mahkemesinden İİK m. 94/2 gereğince alınan yetkiye istinaden açılan davada, tapuların iptali yerine borçlunun mirası oranında tazminat talep edildiği- Genel olarak muvazaa nedeni ile tapu iptal ve tescil davalarında, davacının iptal yerine tazminat istemine engel bir durum söz konusu olmadığı- İİK m. 94/2 hükmü, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava açmaktan imtina ederek alacaklıları zarara uğratmasını önlemek amacı getirilmiş bir düzenleme olduğundan, asılın sahip olduğu bu yetkinin vekili olarak alacaklıya ait olduğunun da düşünülebileceği- Davacılar vekili istinaf aşamasında İİK m. 120/2'ye dayalı olarak aldığı yetkiyi sunduğundan, davacının yetkisinin tamamlanabilir bir dava şartı olarak değerlendirilmek sureti ile davanın esasına girilmesi gerektiği-
Dosya alacaklısının alacağı üzerine haciz konulmuş olması halinde, üzerine haciz konulan dosyada alacaklının tasarruf yetkisinin sınırlandığı- Bu nedenle alacaklı veya vekilince üzerine haciz konulan dosyaya haricen tahsil, feragat ve vazgeçme taleplerinde bulunulamayacağı- Alacaklının takip konusu alacağını haricen tahsil ettiğini bildirdiği tarihin dosya alacağına haciz konulduğu tarihten sonra olduğu- Alacaklı, dosya alacağına haciz konulduktan sonra, dosya alacağına haciz konulduğu hususunun alacaklıya veya borçluya bildirilmemiş ya da bir yetki belgesi icra dosyasına sunulmamış olsa dahi takip konusu alacağı haricen tahsil edemeyeceği- İcra müdürlüğünce, alacaklının haricen tahsil bildirimine dayalı olarak hacizlerin fekki ile icra dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin mümkün olmadığı-
İİK 120 uyarınca yetki belgesi verildiği tarih itibariyle şikayetçi 3. kişinin yetki belgesine konu icra dosyaları üzerinde haczi bulunup bulunmadığı, şikayetçinin muvafakatının aranıp aranmayacağı dolayısıyla şikayetçinin yetki belgesinin iptalini istemekte hukuki yararının bulunup bulunmadığı araştırılması gerektiği-
Üçüncü kişinin icra mahkemesine başvurusunun, yetki belgesinin iptali istemine ilişkin olup İİK'nın 16/1. maddesi kapsamında yasal 7 günlük süreye tâbi olduğu, o halde, Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetin süre yönünden denetimi yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, istemin süresiz şikayet konusu olduğundan bahisle işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Şikayet olunan ... Özel Eğitim A.Ş. sıra cetvelinin 1.sırasında bulunarak paylaşıma konu bedelin tamamını aldığı ve davaya müdahale talebinde bulunan ... ise şikayet olunanın dosyasındaki alacağa haciz koydurduğundan sıra cetvelinin iptal edilmemesi hususunda hukuki yararı bulunduğunu öne sürdüğü ve bu gerekçeyle davaya müdahale talebinde bulunduğu- İcra Mahkemelerinde asli ya da feri müdahillik mümkün olmayıp dosya alacaklısı ...’nun kanun yollarına başvuru hakkı bulunmasından söz edilemeyeceğinden mahkemece aksi düşünce ve bu alacaklının halef olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesinin doğru görülmediği-
İİK'nın 120/1. maddesine göre, ancak alacak davası açma, açılan davayı takip ya da icra takip yetkisi verilebileceğinden, icra müdürlüğünce terekenin tespiti davasına müdahaleye imkan sağlayacak şekilde yetki belgesi verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı-
İİK. 94 ve 120 uyarınca yetki verilmesi talebinin icra müdürlüğüne bildirilmesi gerekeceği-
Kira bedelinin tespiti davası- Asıl borçlunun taşınmazlarını eşi ve çocuklarına muvazaalı olarak devretmesi üzerine açılan tasarrufun iptali davasının kabulü üzerine, bu kararın infazı için iptal edilen intifa hakkını kiralamak sureti ile kullanmakta olan davalı kiracı şirket nezdindeki alacaklara haciz konulduğunu ve dosyaya yapılan ödeme ile aylık kiranın gerçek rayiç kira bedelini yansıtmadığı, İİK. m. 120/2 maddesi gereği kira tespit davaları açabilmeleri için kendilerine icra dosyası ile verilen yetki üzerine taşınmaza ait aylık kira bedelinin ....TL olarak tespitine karar verilmesi istemi- Mahkemece hükmedilen sonuca nasıl varıldığı konusunda herhangi bir açıklama yapılmamış olması karşısında, Kanun'un aradığı anlamda gerekçeli bir hüküm mevcut olmaması ve ortada denetlenebilecek gerekçeli bir karar bulunmaması nedeniyle, mahkemece verilen karar usul ve kanuna aykırı olduğu- Davada, kiracı şirket davalı sıfatına sahip olup taşınmaz maliki ve borçlu olarak ismi geçen diğer kişilere davada husumet yöneltilmemiş olduğundan, davalı sıfatına sahip olmadıkları- Buna rağmen, mahkemece; davacı vekilinin talebi üzerine, tavzih kararı ile karar başlığına davalılar olarak bu kişilerin eklenmesi ve hüküm fıkralarına "davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline" ve "davalılar" ibareleri eklenmek suretiyle bu kişiler aleylerine hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğu-
Dosya alacağına haciz konulması durumunda, alacaklının ancak fiili olarak o dosyaya para girdiği tarihten itibaren kendisinin paranın gönderilmesini isteyebileceği, öncesinde fiili imkansızlık olduğu- Hacze konu icra dosyasına henüz tahsil edilip giren bir para mevcut olmadığından, 6 aylık isteme süresinin başlamayacağı, İİK120/2 uyarınca verilen yetki belgesi isteme süresinin de 6 aylık süreye bağlanmasının yerinde olmadığı- İİK’da yetki belgesi talep etmek için belirli bir sürenin öngörülmediği-
