Belirli süreli iş sözleşmesi olarak düzenlenen iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinde düzenlenen objektif koşulları taşımadığı gerekçesiyle belirli süreli iş sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceği yönündeki bir savunmanın işverence ileri sürülmesinin TMK'nun 2 nci maddesi uyarınca bir hakkın açıkça kötüye kullanımı olduğu - Bu sebeple belirli süreli bir iş sözleşmesinin, şartları taşımadığı gerekçesiyle belirsiz süreli olduğuna yönelik işveren savunmasına değer verilemeyeceği - Ayrıca sözleşmenin belirsiz süreli olduğu işveren tarafından ileri sürülemeyeceği gibi işçinin belirli süreli iş sözleşmesine güvenerek açmış olduğu davada mahkemenin de resen objektif sebep denetimi yapamayacağı-
Davacının tüm sezon için kararlaştırılan edimini belirtilen surette ifa etmiş ancak davalı tarafından .............. tarihinde sözleşmenin haklı nedenlerle feshedilmesi sebebiyle sezonun kalan maçlarında sponsorluk hizmetinden yararlanamadığı, davalının sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar sözleşmeyle kararlaştırılan edimlerini ifa ettiği anlaşılmakta olup davacının bu nedenle sözleşmenin imzalanmasından feshedilmesine kadar olan sürece tekabül eden sözleşme bedelinin iadesini talep edemeyecek ise de kalan süreye ilişkin sözleşme bedelinin iadesini isteyebileceği, zira aksinin kabulü halinde davalı sebepsiz zenginleşeceği gibi sözleşmede de sözleşmenin haklı nedenlerle feshi halinde sözleşmenin ifası için peşinen alınan bedellerin davalının uhdesinde kalacağına ilişkin bir hükmün bulunmadığı, bu itibarla, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, aralarında sektör bilirkişinin de bulunduğu bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sözleşmenin kalan süresine tekabül eden sözleşme bedelinin belirlenmesi ve belirlenen bu bedele göre menfi tespit hükmü kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak sözleşmenin ifa edilmeyen kısmı bakımından da davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
İlk derece mahkemesince 818 sayılı Borçlar Kanunu'nda düzenlenmediği gerekçesiyle kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, dini bayram ve ulusal bayramlarda çalışma alacağı, yıllık izin ücreti taleplerinin reddine karar verilmiş ise de davacının kıdem tazminatı yönündeki talebinin 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 345. maddesi gereğince muhik tazminat talebi olarak kabulünün gerekmesine göre davacının diğer talepleri yönünden ise Borçlar Kanunu'nun 329. ve 334. maddeleri düzenlemesinin değerlendirilmesi gerekeceği-
İhbar, kıdem tazminatı, fazla mesai ve yıllık ücretli izin alacağına ilişkin davada; feshin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğinin belirlenmesi halinde işçinin, ihbar tazminatı isteyebileceği, ayrıca fazla çalışması ispatlandığı taktirde ücretle mütenasip bir miktar kabul edilmesi ve takdiri indirim yapılıp yapılmayacağının da değerlendirilmesi gerektiği, 818 Sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre bir değerlendirme yapılmadan, eksik inceleme ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirdiği-
9. HD. 18.06.2018 T. E: 2015/24545, K: 13176-
  • kayıt gösteriliyor