İlk Derece Mahkemesince, davacıların Ticaret Sicil Müdürlüğüne 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi uyarınca terkin konusunda başvuruda bulunmadıkları gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, davacılar tarafından konuya ilişkin olarak gerekirse kararı veren mahkemeden de talepte bulunduktan sonra Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapılmasının mümkün olduğu nazara alındığında, davacılar tarafından terkin konusunda davalı Ticaret Sicil Müdürlüğüne gerekli başvuru yapılmadan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı-
Değiştirilen iç yönerge ile yönetim kurulu kararının %80 çoğunluk nisabı ile alınması öngörülmüş olmakla sözü edilen iç yönergenin değiştirilmesinin de aynı nisapla alınacak bir karar ile mümkün olacağı, nisap sağlanmadan alınmış yönetim kurulu kararı yok hükmünde olup bu kararın tesciline ilişkin işlemin iptalinde karara katılmayan diğer yönetim kurulu üyelerinin 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinde belirtilen ilgili kişiler kapsamına girdiği, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken davacıların dava açma hakkı bulunmadığından bahisle ret kararı verilmesinin doğru olmadığı-
Davacı şirketin esas sözleşmesinde yer alan yönetim kurulu başkanının yönetim kurulu üyeleri arasından üç yıl süre ile anonim şirket genel kurulu tarafından seçilmesine ilişkin düzenlemenin bir yıldan fazla süreler yönünden geçerliliğinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla davalı ticaret sicil müdürlüğünün yönetim kurulu başkanı seçimini bir yıllık süre yönünden tescil etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı-
Uyuşmazlık, eldeki davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilesine yer olmadığına karar verilip verilemeyeceği ve bu doğrultuda yargılama giderlerinden sorumluluğa ilişkindir...
Uyuşmazlık, anonim şirket yönetim kurulu üyesinin 17.11.2014 tarihinde istifa ettiğinin tespiti istemine ilişkindir...
Davacı şirketin esas sözleşmesinde yer alan "YK başkanının GK tarafından 'üç yılda bir' seçileceğine dair düzenlemedeki "üç yılda bir" ibaresinin esas sözleşmede yer almaması gereken bir ibare olduğu- Davacı şirketin esas sözleşmesindeki "YK başkanının YK üyeleri arasından üç yıl süre ile anonim şirket GK tarafından seçilmesine" ilişkin düzenlemenin bir yıldan fazla süreler yönünden geçerliliğinden söz edilemeyeceği ve davalı ticaret sicil müdürlüğünün YK başkanı seçimini bir yıllık süre yönünden tescil etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı- "TTK 340 kapsamında anonim şirketlere ilişkin bir hükmün aksinin düzenlenmesine izin verilip verilmediğinin tespitinde sadece hükmün lâfzına bakılamayacağı, YK'nun başkanını bir yıl süreyle seçebilme yetkisinin GK tarafından seçilecek başkanın görev süresine kıyas yoluyla uygulanmasının mümkün görülmediği, davacı şirket GK'nca esas sözleşmede öngörüldüğü üzere YK başkanını üç yıl süreyle seçme hak ve yetkisi olduğu, şirketin sıhhatli bir şekilde işleyişinin sağlanması açısından GK'un üç yıldan fazla olmamak üzere TTK 366/1, c: 1'de belirtilen bir yıllık süreden daha uzun bir süreyi başkanın görev süresi olarak belirlenmesinin maddenin hem lâfzı hem de özü gözetildiğinde emredici hükümler ilkesine aykırılık oluşturmayacağı" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
Dava, gemi siciline kayıtlı yüzer havuzun sicil terkini istemine ilişkindir...
Davalı şirketin genel kurul toplantısındaki kararların iptaline karar verilmesi talebi- Şirketin hisse devri ve satış bakımından sicil kaydına ihtiyati tedbir konulmasına ve hukuka aykırı olarak yapılan tescilin de iptaline karar verilmesini talebi-
Hisse haciz işleminin "re'sen yapılması gereken tescil" işlemlerinden olduğu, bu durumda, Ticaret Sicil Müdürlüğünce harç tahsil edilmeden önce tescil işleminin yapılabileceği ancak tescili müteakip derhal ilgili Vergi Dairesine bildirilmesi gerektiği- 
11. HD. 25.06.2019 T. E: 1003, K: 4807-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • kayıt gösteriliyor