Sermaye şirketi ortaklığı ile kooperatif ortaklığı aynı olmayıp, kooperatiflerde ortakların amacı karşılıklı yardım ve dayanışma ile kooperatifin amacını gerçekleştirmek iken, sermaye şirketlerinde asıl amacın kâr ve kazanç elde etmek olduğu ve bu nedenle kooperatif ortağının, 'kendisine konut verilmemesi' nedeniyle isteyebileceği tazminatın, 'iflas masasına kaydı mümkün alacaklardan olduğunun' kabulü gerektiği- "Kooperatif üyelerinin kooperatif sermayesi mahiyetinde ödedikleri bedellerin öncelikle kooperatifin borçlarının ödenmesi için kullanılacağı, iflas tasfiyesi sonucunda artan bedel kalırsa, kalan bu bedel üzerinde kooperatif üyelerinin payları oranında hak sahibi olabileceği, iflas sıra cetvelinin düzenlenmesi aşamasında üyelik aidatı olarak kooperatife konulan sermayenin masaya kayıt ve kabulünün mümkün olmadığı" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
Kooperatif üyeliğinden ihraç kararının davacıya tebliği usulsüz ise de davacının bu tebliğinden sonra kooperatife sunduğu 21.01.2018 tarihli dilekçe içeriğine göre ihraç kararından en geç bu tarih itibariyle haberdar olduğu, davanın bu tarihten itibaren üç aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine verildiği-
Dava, kooperatif yöneticilerinin sorumluluklarına dayalı tazminat istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, Kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali ve yeni üyeliğin tespiti, muarazanın bu şekilde giderilmesi istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali ile kooperatif üyesi olunduğunun tespiti istemine ilişkindir...
Kooperatife karşı aidat yükümlülüğü bulunan davacı ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi yani kooperatif ile ilişkisini kesmiş ve genel kurullara katılma yönünde de bir irade ortaya koymamış olması nedeniyle üyeliğinin sona erdiğini "zımnen" kabul ettiği, yani, üyelik haklarından zımnen vazgeçerek "eylemli olarak" ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı- İhraç kararını zımnen kabul etmiş davacının kooperatifin kuruluşundan itibaren yirmi yıl gibi uzun bir süre geçtikten ve kooperatifin kurulduğu sıradaki hâlinden daha iyi duruma gelmesinden sonra "kooperatif üyeliğinin tespiti" istemiyle açtığı davanın dürüstlük kuralına uygun olmadığı- "Kooperatif üyeliğinden zımnen çıkmanın mümkün olmadığı, bir haktan feragatin açık ve tereddütsüz olması gerektiği, kooperatif üyeliğinden çıkma ya da üyelikten çıkarılma kararı olmadığı sürece üyeliğin devamının asıl olduğu, davalı kooperatif tarafından davacının üyelikten çıkarılması yönünde herhangi bir karar alınmadığı, davacının aidat ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi hâlinde 1163 s. K. m. 27. maddesi ile kooperatif ana sözleşmesine göre parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortağın ihracı için davalı kooperatif tarafından iki haklı ihtar gönderilmesi, ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve gönderilen ihtarlarda süre verilmesi gerektiği" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti davasıdır.
Uyuşmazlık, kooperatif ortaklığın tespiti istemine ilişkindir.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • ...
  • kayıt gösteriliyor