Yabancı mahkeme ilamının tanınması veya tenfizi talebinde bulunan tarafın yabancı mahkemedeki yargılamanın tarafı olmaması nedeniyle ilamın aslına, onanmış suretine veya kesinleştiğini gösteren belgelere doğrudan erişim imkânının bulunmadığı hallerde, mahkemece istinabe yoluyla yabancı adli makamlardan usulüne uygun onanmış karar örnekleri ile kesinleşme şerhli belgelerin ve onanmış tercümelerinin temin edilmesi ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hüküm tesis edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve kesin süreye riayet edilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu-
Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince " ..muris .............ın ölümü ile evliliğin Türkiye'de sona erdiği, Türk Hukukuna göre devam eden bir evliliğin olmadığı, 1994 yılında kesinleşen yabancı mahkeme ilamının tanınmasının istenemeyeceği, davacı mirasçılarının iş bu davayı açmakta hukuki yararlarının kalmadığı" gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmişse de, yabancı ilamın tanınması halinde, kesin hüküm etkisi, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ve sonuç doğuracağına göre, davacının ilamın tanınmasını ve tenfızini istemekte korunmaya değer hukuki yararının olduğu, o halde Bölge Adliye Mahkemesince işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dava şartı yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesinin hatalı olduğu-
Tanınması ve tenfizi talep edilen kararın, kendi usul kurallarına göre vasiyetin açılması işlemi niteliğinde olduğu, mahkeme karar olmadığı için kesinleşme işlemi uygulanamayacağı, bu hâliyle tenfizi kabil bir ilâm niteliğinde olduğunun söylenemeyeceği-
Tanıma için, Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması şartı aranmamakta olduğu-
7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi ve MÖHUK’un 54/1-c maddesi birlikte değerlendirildiğinde, yabancı mahkeme kararının tanınmasının Türk kamu düzenine açık aykırılık teşkil edeceği-
Hukuki yararı bulunan herkesin yabancı mahkeme ilamlarının tanınması ve tenfizini isteyebileceği, yabancı mahkemede boşanma kararı verilmesinden sonra tarafların birlikteliğinin devam etmesi ya da bu dönemde ortak çocuklarının doğması halinde davacının hukuki yararının bulunduğu gerçeğini değiştirmeyeceği, bu kararın tannmasının talep edilmesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmeyeceği-
Tarafların yabancı mahkeme kararıyla boşanmaları ve bu yabancı mahkeme kararının 5718 s. MÖHUK'a uygun şekilde tanınmış olması karşısında, tarafların boşanmalarına esas yabancı mahkeme kararında tespit edilen kusurlu davranışlarının, boşanmanın fer'i niteliğindeki nafaka ve tazminat taleplerine (TMK 178) yönelik davada kesin delil teşkil edeceği-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • kayıt gösteriliyor