Limited şirketlerin özel nitelikteki ticari borçlarından şirket müdürlerinin şahsi olarak sorumluluklarının mevcut olmadığı, TTK’da, limited şirket ortaklarının şirketin borçlarından dolayı sorumlu olmadığı, ortakların sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle sorumlu olduklarının belirtildiği, ayrıca TTK’nın ortakların sorumluluğu başlıklı 602. maddesinde de, limited şirketin borç ve yükümlülükleri dolayısı ile sadece kendi malvarlığı ile sorumlu olduğunun belirtildiği, ortakların yegane sorumluluklarının taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemek ve şirket sözleşmesinde öngörülen diğer yükümlülüklerini yerine getirmekten ibaret olduğu, dolayısı ile şirketin alacaklılarının sadece şirketin mal varlığına başvurabilecek olduğu, ortakların şahsi mal varlıklarından herhangi bir talepte bulunamayacakları, bu durumda her ne kadar davalı adına sonraki tarihli fatura kesilmişse de davacının dava dilekçesinde fatura kaynağı olarak 22.09.2016 tarihli protokolü göstermesi ve protokolün tarafının protokol içeriği ve tapu sicilinden gelen yazı kapsamında İ. Basım Yayın Dağıtım reklam Matbaa San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, davalı A. D.baş’ın şirket temsilcisi olduğu ve yaptığı işlemlerin şirket adına sonuç doğurduğu hususu göz önüne alınarak anlaşmazlık konusunun davacı ile dava dışı ................ Basım Yayın Dağıtım reklam Matbaa San. Tic. Ltd. Şti. arasında olduğu, davalının taraf sıfatının olmadığı belirtilerek davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekeceği-
Şirkette pay sahibi (%70) olan ve şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olan davacı, -aynı şirkette pay sahibi (%30) olan ve şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olan- davalıdan, ödediğini iddia ettiği harcamalardan sermaye payı oranındaki sorumluluğuna dayalı rücuen alacak talebinde bulunmuş olup, mahkemenin öncelikle, hangi alacak kalemi bakımından ne miktarda talepte bulunulduğunu (HMK 119/1-ğ, 31) ve şirket borçlarının davacının şahsi malvarlığından ödenip ödenilmediğini açıklığa kavuşturması gerektiği- Kamu borcunun şirketten tahsil imkânının belirlenmesi bağlamında, şirketin aciz içerisinde veya gayri faal durumda olup olmadığının tespiti gerektiği- Davacının şahsi malvarlığından ödendiği ve şirketten tahsil imkânının bulunmadığı ispatlanan 6183 s. K. kapsamındaki şirkete ait kamu borcunun belirlenmesi hâlinde, davacının sermaye payını aşan oranda yapıldığı iddia olunan ödemelere ilişkin olarak ileri sürülen rücuen alacak talebine dair davalının sermaye payı oranındaki sorumluluğunun değerlendirilmesi gerektiği-
Gizli ortağın durumunun adi ortaklık olarak kabul edildiği ve limited şirket ortaklarının sorumluluğunun adi ortaklığa teşmil edilemeyeceği - Davalının hangi ortakla gizli ortak olduğu ve daha önce pay sahibi olup olmadığının belirsiz olduğu, üstelik muvazaalı işlemlere dair deliller varsa ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz yetkisinin davacı idarenin takdirinde olduğu - Kesinleşmiş bir yargı kararına gerek olmadığı - Delillerin takdirinde bir tespit kararına gerek olmadığı - İdarenin yapması gereken açık ve emredici bir hüküm olduğu - Tespit hükmü ile idari işlemlerden dolayı gidilecek kanun yollarında sorunlara neden olabileceği; ihtiyati tedbir istemi için de hukuki yararın olmadığı - Ayrıca idarenin tasarrufun iptali ve tüzel kişiliğin perdesinin aralanması gibi yollara başvurabilmesi için ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararı alması gerektiği -
  • kayıt gösteriliyor