İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu olduğu- Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmekte olup sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenicinin sorumlu olacağı- İhbar tazminatından son işverenin sorumlu olduğu, bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacakları- Davalı işveren üniversitenin, dava konusu işçilik alacaklarından sorumlu  olmadığı ve bu nedenle davacı yüklenicinin, davalı üniversiteye rücu edemeyeceği-
Hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan idari para cezası ve gecikme cezasının rücuen tahsili istemi- Somut olayda taraflar arasında imzalanan ihale sözleşmeleri ve yasal mevzuat nazara alındığında, davacı ve davalı arasında alt işveren ve asıl işveren ilişkisinin bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarına ilişkin tazminatlar, ilgili işçilik alacakları nedeni ile ödenmek zorunda kalınan idari para cezası veya gecikme zamlarından davalı kurumun sorumlu olacağına dair bir düzenleme bulunmadığı, bu itibarla davacı şirketin işçilik alacakları ve bu nedenle oluşan idari para cezası ve gecikme zammı gibi yaptırımların tamamından sorumlu tutulması gerektiği-
Hizmet alımı sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya verilen teminat mektubunun nakte çevrilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı hususundaki muarazanın önlenmesi istemi- Teminat mektubunun paraya çevrilebilmesi için öncelikle davacı yüklenicinin kendi işçilerine borçlu olup olmadığının tespitinin gerektiği, davanın açıldığı tarihi itibariyle dava dışı işçiler tarafından davacı yüklenici veya davalı üst işveren aleyhine açılmış olan davalar derdest olduğu, söz konusu dosyalarda karar verilmeden davacı yüklenicinin kendi işçilerine olan borçlarını ödediğinden söz edilemeyeceği, buna göre teminat mektubunun nakte çevrilmesi şartlarının oluşmadığı-
Hizmet alım sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemi- Davacının davalı ile yapılan sözleşme kapsamında SGK kayıtlarına göre davalı bünyesinde çalışan işçiye yapılan ödemeyi aralarında imzalanan sözleşme hükümlerine göre davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davalının sorumluluğunu belirleyen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu-
Davalının son yüklenici olmadığı bu nedenle ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağından sorumlu olmayacağı, icra dosyasında davacının ödediği bedelden ihbar tazminatı ve yıllık izin ferilerinin ayrık tutulduğunda çalışma dönemine tekabül eden kısmının 29.122,24 TL olduğu gerekçesiyle rücuen tazminat istemine ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verildiği-
Davacı ile davalı şirket arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinde işçilik hak ve alacaklarından davalı alt işverenin sorumlu bulunduğuna ilişkin açık bir hüküm bulunmaması nedeniyle işçinin işe iade edilmemesi nedeniyle işçiye ödenen bedelden tarafların yarı yarıya sorumlu tutulmaları gerektiği-
İşverenler arasındaki rücu ilişkisinde taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin öncelikle uygulanması gerektiği, sözleşmede sorumluluğa ilişkin açık hüküm bulunduğu, davacının davalı ile arasındaki hukuki ilişki hükümlerine göre işçilere ödediği miktarın tamamını işçilerin davalı işyerinde çalıştıkları dönem ile sınırlı olmak üzere talep edilebileceği-
Arabulucuya başvurmadan dava açılması halinde, bu eksikliğin tamamlattırılması yönünde her hangi işlem yapılamayacağı ve davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği ve bu kurala diğer mahkemelerden görevsizlikle gelen dosyalar yönünden bir istisna da getirilmemiş olduğu- Arabuluculuk başvurusunda bulunmanın "tamamlanabilir" dava şartı olmadığı- HMK.'nun "...Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez..." şeklindeki 115/3. maddesi uyarınca, davalı yan görevsizlik kararının verildiği tarihe kadar cevap dilekçesi vermediğinden ve dava şartı yönünden bir itiraz ileri sürmediğinden, görevsizlik kararı verilmesinden sonra, dosyanın görevli mahkemeye ulaşması aşamasına kadar arabulucuya başvurma dava şartının giderilmesinin mümkün olduğu-
Taşınmaz eczane olarak devir olunduktan sonra davalının uzunca bir süre kullanımına karşı çıkılmamış olması karşısında, süresiz ariyet akti olarak değerlendirilme yapılması ve anılan kullanmaya ses çıkartılmamış olması sebebiyle zımnen yapıldığı kabul edilen ariyet akdinin süresiz olması karşısında BK. mad. 304 uyarınca ihtarname ile akte son verildiğinin kabul edilmesi ve bu durumda elatmanın önlenmesi isteminin kabulü ile, ecrimisil isteği yönünden, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren, davanın açıldığı tarihe kadarki dönem için belirlenecek ecrimisilin hüküm altına alınması gerektiği-
Kira bedelinin tespiti istemi-
  • 1
  • 2
  • kayıt gösteriliyor