İflasına karar verilen şirketin, medeni haklardan istifade ve medeni hakları kullanma ehliyetini kaybetmiş olmayacağı; sadece, İİK.nın 191. maddesi gereğince, iflas masasına giren hak ve mallar üzerinde tasarruf hakkını kaybedeceği- Şikayetçi müflis takibin borçlusu sıfatı ile ihalenin feshini isteyemezse de, ihalenin konusu taşınmazın maliki sıfatını taşıdığından ve iflas ile tüzel kişilik sona ermediğinden ipotekli taşınmazın resmi sicilindeki ilgili sıfatıyla ihalenin feshini isteyeceği- Şikayetçi takibin borçlusu olmadığından kıymet takdiri raporu ve satış ilanının kendisine tebliğinin zorunlu olmadığı- Taşınmazın maliki sıfatı bulunması nedeniyle ihalenin feshini isteyebilecek ilgililerden kabul edilse de müflisi temsil yetkisi iflas idaresinde olduğundan tebligatın da temsilciye yapılması gerektiği- Şikayetçinin şikayet dilekçesinde belirttiği "toplu rehin iddiası, zorunlu takip arkadaşlığının sağlanmadığı iddiası, icra mahkemesinde görülen dava sonucu beklenmeden satış yapıldığı iddiası, ipoteğin bölünmezliği iddiası, mükellefiyetler listesinin kesinleşmediği iddiası ve gazete ilanına" ilişkin iddialarının malik sıfatı ile de ileri sürülebilecek iddialardan olması nedeni ile esasının incelenmesi gerektiği-
Şikayetçi takibin borçlusu olmadığından kıymet takdiri raporu ve satış ilanının kendisine tebliğinin zorunlu olmadığı, her ne kadar taşınmazın maliki sıfatı bulunması nedeniyle ihalenin feshini isteyebilecek ilgililerden kabul edilse de müflisi temsil yetkisinin iflas idaresinde olduğu ve tebligatın da temsilciye yapılması gerekeceği, Bölge Adliye Mahkemesinin bu husustaki gerekçesi isabetli ise de şikayetçinin taşınmazın maliki olduğu gözetildiğinde toplu rehin iddiası, zorunlu takip arkadaşlığının sağlanmadığı iddiası, ................. İcra Hukuk Mahkemesinin .................. E sayılı dosyasında ikame edilen dava sonucu beklenmeden satış yapıldığı iddiası, ipoteğin bölünmezliği iddiası, mükellefiyetler listesinin kesinleşmediği iddiası ve gazete ilanına ilişkin iddiaları yönünden borçlu sıfatı bulunmadığından üçüncü kişi tarafından fesih nedeni kabul edilemeyeceği yönündeki gerekçesinin isabetsiz olduğu, o halde Bölge Adliye Mahkemesi'nce; şikayetçinin şikayet dilekçesinde belirttiği toplu rehin iddiası, zorunlu takip arkadaşlığının sağlanmadığı iddiası, ............... İcra Hukuk Mahkemesinin .................. E sayılı dosyasında ikame edilen dava sonucu beklenmeden satış yapıldığı iddiası, ipoteğin bölünmezliği iddiası, mükellefiyetler listesinin kesinleşmediği iddiası ve gazete ilanına ilişkin iddialarının malik sıfatı ile de ileri sürülebilecek iddialardan olması nedeni ile esasının incelenmesi gerekirken şikayetçinin borçlu sıfatı bulunmadığından bahisle fesih nedeni sayılamayacağı gerekçesi ile incelenmeksizin reddinin isabetsiz olduğu-
Davacı .......’nın borçlu şirket temsilcisi olarak borçlu şirket adına ihalenin feshi davasını açma hakkı var ise de; takibin taraflarından olmadığı gibi, takip dayanağı kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olmasının ipotekli takipte kendisine borçlu sıfatı kazandırmayacağı tabi olmakla birlikte, tapu sicilindeki ilgililerden yada ihaleye pey sürmek suretiyle iştirak edenlerden de olmadığından, İİK’nın 134/2. maddesi gereğince, kendi adına bu davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığının kabulü gerekeceği, o halde; Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle yeniden esas hakkında verilen kararla, gerekçeli karar başlığının davacılar kısmına ........’nın yanı sıra ......... ... A.Ş.’nin de yazılması ve davacı ..... yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine ve aleyhine para cezasına yer olmadığına, diğer davacı ...... A.Ş. yönünden ise, dava tarihi itibariyle 7343 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile İİK'ya eklenen 111/a maddesinin yürürlükte olmadığı ve somut uyuşmazlıkta uygulanamayacağı tabi olmakla, müflis borçlu şirket yönünden ihalenin feshi sebebi bulunmadığından, davanın esastan reddine ve 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3. maddesi gereğince fesih gerekçeleri ile Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak davacı şirket aleyhine para cezasına hükmedilmesi gerekirken, gerekçeli karar başlığında tarafların hatalı yazılmasının ve bunun sonucu olarak da para cezasının davada aktif husumet ehliyeti bulunmayan ....... aleyhine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
Davalı şirketin iflasına dair başka bir dosyadan karar verilmiş olup, iflas idaresi de bu karara istinaden teşekkül ettirildiğinden, işbu iflas davasında iflas idare memuru vekilinin iflas kararını temyiz etme yetkisi bulunmadığı- İflas idare memuru vekilinin istinaf ve temyiz dilekçesinde açıkça anlaşılacağı üzere vekalet ücretine ilişkin kurulan hükmü istinaf etmiş olup, vekalet ücretine ilişkin karar iflas masasının malvarlığını ilgilendireceğinden iflas idaresinin bu kararı istinaf etme hakkı bulunduğunun kabulü gerektiği-
İhalenin feshinin talep edilmesi ile, müflis şirketin, o mal üzerinde tasarrufta bulunduğu sonucuna varılamayacağı- Şikayet sırasında borçlu şirketin iflas etmesi halinde, TTK. mad. 534 uyarınca, şirket organlarının, ihalenin feshi istemi yönünden temsil yetkilerini koruyacağı- Müflisin kullanabileceği hakları, onun adına kullanabileceği, bu durumda, anonim şirkette yönetim kurulu üyelerinin yerine yenileri seçilene kadar eski yetkilinin görevleri zorunlu olarak devam edeceğinden, temsil yetkisinin son bulmayacağının kabulü gerektiği- Müflis şirketin yetkilisinin temsil ve ilzam yetkisi son bulduğundan ve dava açma ehliyeti olmadığından bahisle şikayetin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
İhalenin feshinin talep edilmesi ile, müflis şirketin, o mal üzerinde tasarrufta bulunduğu sonucuna varılamayacağı- Şikayet sırasında borçlu şirketin iflas etmesi halinde, şirket organları, ihalenin feshi istemi yönünden temsil yetkilerini koruduğundan, verilen vekaletin de son bulmayacağı ve müflisin kullanabileceği hakları, vekilinin de onun adına kullanabileceği-