Davacı/takip borçlusunun, takip ve dava konusu bonoda keşideci olarak imzası bulunmadığından, imzaya itiraz ederek, bono ve takipten dolayı borçlu bulunmadığının tespitini talep ettiği, yargılama sırasında imzaya itirazının olmadığını belirterek tahrifat iddiasında bulunduğu, senet aslı üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde senette tahrifat bulunduğu ve orijinal bedelin 5.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, bu durumda senedin tahrifattan önceki miktar için geçerli sayılması gerektiği, davacı ............ tarafından senedin keşide edilmesinden sonra, bedelin 5.000,00 TL olmasına rağmen tahrifatla bedelinin 2.200.000,00 TL’ye yükseltildiğine göre, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 748 inci maddesi gereğince davacının bu senedin 5.000,00 TL'sinden sorumlu olduğu, geri kalan 2.195.000,00 TL’sinden sorumlu olmadığı, senet bedelinin 2.195.000,00 TL’sinden borçlu olmadığının tespitine, uyuşmazlık konusu senedin düzenlenmesinden sonra tahrifat yapıldığı, tahrifatlı halde senedin kötü niyetli olarak takibe konu edildiği, davacının eldeki davayı açmak zorunda kaldığı, davacı tarafın talep ettiği kötü niyet tazminatının koşullarının oluştuğu dikkate alınarak davacı keşideci/borçlu yararına tazminata hükmedilmesine, kötü niyet tazminatının davalı ...............'den tahsiline, yargılama giderinden ise, davacı talebi ile 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesi nazara alınarak, davalılardan temlik veren ve temlik alanın birlikte sorumlu tutulmasına, bu hususun da yerel mahkemenin kabulünde olduğu, ancak dairelerince duruşma açılarak rapor alındığı gerekçesiyle temlik alan davalı ............. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığı iddiası keşideci tarafından ileri sürülmese dahi, ciro silsilesinde yer alan ve kendisine müracaat edilen cirantanın çekin geçerliliğine ilişkin mutlak def'i mahiyetindeki bu iddiayı alacaklı hamile karşı ileri sürülebileceği- Mahkemece çekte yer alan keşide tarihi itibariyle keşideci şirket yetkililerinin araştırılarak yöntemince imza incelemesi yapılması gerektiği- Keşide tarihindeki paraf imzasının keşideci şirketin yetkililerine ait olmadığının anlaşılması durumunda düzeltme yok hükmünde olacağından düzeltme öncesi duruma göre değerlendirme yapılarak çekin yasal süreden sonra ibraz edildiği sonucuna varılır ise kambiyo vasfında olmayacağından takibin iptaline karar verilmesi, paraf imzasının keşideci şirketin yetkililerine ait olduğunun anlaşılması durumunda 6762 s. TTK. 730 ve 660 (6102 s. TTK 818 ve 748) uyarınca değişiklikten sonra imza koymuş olanlar, değişmiş metin gereğince sorumlu olacağından borçlunun iddialarının bu hükümlere göre değerlendirilmesi gerektiği-
Senet üzerinde tahrifat yapılarak bedelin değiiştirildiği ileri sürdüğüne göre mahkemece, öncelikle senette tahrifat yapılıp yapılmadığının uzman bilirkişi incelemesi suretiyle belirlenmesi gerektiği- Bilirkişi incelemesi neticesinde senedin önceki bedel üzerinden düzenlendiğinin tespit edilerek keşideci olan davacının bu miktardan sorumlu olduğunun anlaşılması halinde, bu kez davacının bono bedelini daval şirkete ödediği iddiası üzerinde durulması, bu iddianın ispatlanması halinde de, hamilin senedi ciro yoluyla devralırken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun anlaşılması durumunda davacının ödenmiş bono nedeniyle davalı hamile karşı da sorumlu olmayacağının kabulü gerektiği-