Ticaret sicili kayıtlarına göre, bononun keşide tarihleri itibariyle şirketin -ilan edilen üç kişi tarafından- müşterek imza ile temsil ve ilzam edildiği, bonoda A.Ş. 'ne ait kaşe üzerinde altı adet imzanın olduğu, söz konusu kaşenin dışına başka bir imzanın atılmadığı görülmekle, imzaların temsilci sıfatıyla atıldığının ve şahsi sorumluluk doğurmayacağının kabulü gerektiği-
Aval verenin, sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebileceği- Aval verenin, hamile karşı senet metninden anlaşılan mutlak defileri ileri sürebileceği ancak asıl borçlu ile hamil arasındaki şahsi defileri ileri süremeyeceği-
Keşideci imzası dışında bononun ön yüzüne konulan her imzanın aval şerhi sayılacağı- Aval için sadece imza yeterli olup, ayrıca ad ve soyadın yazılması gerekli olmadığı, yani sorumluluk doğması için keşidecinin atacağı tek imza yeterli olup, senet ön yüzündeki ikinci imzanın atılması zorunluluğu olmadığından şirket kaşesi dışına atılan imzanın aval olarak değerlendirileceği- Somut olayda, takibe konu çek üzerinde, şirketin kaşe ve imzasının dışında, keşidecinin adı ve soyadı bölümünde açıkça borçlunun ismi yazılarak, üzerine ayrıca imza atılmak suretiyle çek keşide edildiği, bu hali ile keşideci bölümünde şirket temsilcisi elinden çıkmış iki imzanın bulunması halinde, imzalardan şirket kaşesi üzerine atılanın şirketi, açığa atılan diğer imzanın ise imza sahibinin şahsı adına atılmış olduğunun ve aleyhine takip başlatılabileceğinin kabulü gerektiği; kaldı ki yine aynı çek üzerinde avalimdir yazısı ile imzanın da yer aldığı-
Senetlerin ön yüzünde kooperatif kaşesi üzerinde yalnızca bir imza, diğer iki imzaların ise açıkta bulunduğu, noterliğin onayı ile alınan kooperatif kararında "yönetim kurulu olarak kooperatifin unvanı altında mührünün ilavesi ile Başkanın imzası yanına ikinci başkanlardan herhangi birisinin atacakları iki imza ile kooperatifin edileceğinin" belirtildiği uyuşmazlıkta, üç adet bononun düzenleyen kısmında ikinci başkanın bir adet imzası bulunmakta olup, bu imzanın da temsilcisi olduğu kooperatif adına atıldığının kabulü gerektiği, ikinci başkanın kooperatifin temsilcisi sıfatı ile kooperatif başkanı ile birlikte imzaladığı bonolardan kooperatifin sorumlu olduğu, ikinci başkanın şahsen sorumluluğunun bulunmadığı, borçlunun borca itirazının kabulü ile İİK’nın 169/a maddesinin 5. fıkrası uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerektiği-
Bononun ön yüzdeki düzenleyene ait iki imzanın da şirket kaşesi üzerinde olması halinde imzanın şirket adına atıldığının kabulü gerektiği- İmzanın şirket yetkilisine ait olması durumunda, takibe konu bu bono nedeniyle borçlu şirket yetkilisinin şahsen sorumlu olmadığının, şirket temsilcisi olarak şirketi borçlandırma iradesi ile imzaladığının kabulü gerektiği- İmzanın yetkiliye ait olmadığının tespiti halinde borçluların imza itirazının kabulüne, imzanın yetkiliye ait olduğunun tespiti halinde ise borçlu şirket yönünden imza itirazının reddine, borçlu temsilci yönünden ise borca itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği- Fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılması mümkün olmadığı, imza incelemesine esas alınan borçlunun uygulamaya elverişli imzalarının bulunduğu belge asıllarının getirtilerek, incelemenin bunlar üzerinden yapılması gerektiği-
Davaya konu çek ile alonjun birleştiği yerde, çek ile alonj arasında iradi ve hukuki bir bağ kuracak şekilde herhangi bir yazı, imza veya işaret bulunmadığından ve çekin tanzim tarihi ile bankaya ibraz tarihinin aynı olması gibi somut olayın özellikleri de dikkate alınarak davalının bu çeke dayalı olarak alonj üzerinde ilk cirosu bulunan davacıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığından, menfi tespit davasının kabulüne ilişkin, sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesinin düzeltilerek onanması gerektiği-
Şirket kaşesi dışına atılan ikinci imzanın, düzenleyen şirket lehine aval veren sıfatı ile atıldığının ve imza sahibinin de aval veren sıfatı ile borçtan şahsen sorumlu olduğunun kabulü gerektiği-Uyuşmazlığa konu olayda; takibe dayanak senetleri düzenleyen şirketi iki kişinin müştereken atacakları imzaları ile temsil ve ilzam etmeye yetkili kılındığı, ancak bonoları tek başına birinin imzaladığı anlaşıldığından, yetkisiz temsilci olan bu kişinin bonoda yazılı borçtan bizzat sorumlu olacağı-Avalistin sorumluluğunun ancak kambiyo senedinde şekle dair bir eksiklik olması hâlinde ortadan kalkacağı, takibe dayanak bonolar şeklen de olsa düzenleyenin imzasını içermekte olup, şekle ait noksanlık bulunmadığından aval vereninin taahhüdünün geçerli olduğu- "Uyuşmazlığın borçlunun avalist olarak şahsen sorumlu olup olmadığına ilişkin olduğu, bu nedenle direnme kararının Özel Daire kararında belirtilen nedenlerle bozulması gerektiği" görüşü ile "düzenleyen şirketin çift imza ile temsil edilmesine rağmen senetlerin tek imza ile düzenlendiği, şirket borçtan sorumlu olmadığından TTK’nın 702. maddesi gereğince aval verenin de sorumluluğunun bulunmadığı, ancak borçlunun TTK’nın 678. maddesi gereğince yetkisiz imzasından sorumlu olduğundan direnme kararının bu değişik gerekçe ve nedenlerle bozulması gerektiği" görüşlerinin HGK çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
Bono üzerine “kefil” ibaresi konsa da bu, aval olarak nitelendirileceğinden ve Türk Ticaret Kanunu’nda özel hükümler bulunması nedeniyle, kambiyo senetlerinde Borçlar Kanunu’nun kefalete ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağından, bono kefili sanığın ödeme şartını ihlâl suçundan beraatine karar verilemeyeceği-
Aval veren kişinin teminat altına aldığı borcun şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerli olacağı- Davacı olan her iki avalistin de icra dosyasına yapılmış kabul beyanlarının bulunduğu ve bu durumda artık haciz baskısından da söz edilemeyeceğinden, açılan menfi tespit davasının reddine karar verilmesi gerektiği-
İmzaların aval veren sıfatıyla sorumluluk doğurması için, senet metni içine dahil olmasının zorunlu olduğu- Senet metni dışına atılmış imzaların aval şerhi sayılmayacağı, aval şerhinin, mutlaka poliçe, bono veya alonj üzerine yazılması gerektiği-
