Tarımsal kredili hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan menfi tespit ve tazminat talepleri- Sigorta ettiren olarak davacılar murisi mütevveffa ile davalı şirket arasında düzenlenen 25.11.2016-25.11.2017 tarihlerini kapsar "Yıllık Hayat Sigortası Anadolu Poliçesi"nin Başvuru/B. Aydınlatma Formun'da "Sigortalının Sağlık Beyanı"na ilişkin kısımda yer alan üç adet soru karşılığı cevap kutucuklarında matbu (x) işaretinin yer aldığı, aynı sayfanın alt kısmında "Şubede elden teslim" ibaresinin yer aldığı, sigorta priminin yüksek belirlendiği hususları birlikte değerlendirilerek sigorta ettirenin kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa kusurunun derecesi saptanarak TTK m. 1439/2 mevzuat hükmü de dikkate alınarak yapılacak değerlendirme sonucuna karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmesinin doğru olmadığı-
Alacağın tahakkuk ettiği dönemde işletmenin faaliyetinin davacı tarafından yürütüldüğü, ticari defter ve kayıtlarının davacı gözetiminde oluşturulduğu, oluşturulan bu kayıtların usulüne uygun tutulmadığı, HMK'nın 222/2 maddesi gereğince delil niteliğine haiz olmadığı-
Protokol gereği, sadece davalının bilebileceği bazı hususlarla hesaplanabilen kâr marjının nasıl hesaplandığına dair faturalarda da hiç bir veri bulunmadığı ve davacının bu bedeli kontrol etme imkanı bulunmadığından bu bedelin faturanın olağan içeriği hâline gelmeyeceği- Protokole aykırı olarak faturalar düzenlendiği ileri sürülerek uğranılan zararın tahsili istenen davada, davalının tek taraflı olarak düzenlenen fatura bedellerini doğrudan davacının alacağından mahsup ettiği, kâr marjına ilişkin faturalandırma yapılırken protokole göre belirlenen hesaplamadaki kalemlerin ayrıca dercedilmediği ve kâr marjı tutarı hakkında açık net bir tespit olmadığı hususları gözetildiğinde, davacı tacir olsa da, bu faturalara itiraz imkanının bulunmadığı ve bunların soyut ticari defterlere kaydedilmiş olmasının sözleşmenin tadili ya da fatura içeriğinin benimsendiği anlamına gelmeyeceği- "Davacının tacir olduğu, basiretli davranması gerektiği, davacının davalıya gönderdiği ihtarnamede ve eldeki davada kâr marjı hesaplanmasının yanlış olduğunu ileri sürebildiğine göre protokolde belirtilen satış fiyatlarını ve dolayısıyla kâr marjına ilişkin hesaplamaları yaparak da faturaları kontrol edebileceği, davacının faturalara itiraz etmeyerek ticari defterlerine kaydettiği, kesin delil sayılan defter kayıtları karşısında taraflar arasında kâr marjına ilişkin anlaşmanın faturadaki fark ölçüsünde değiştirildiği" görüşünün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Poliçede belirtildiği şekilde sigorta tazminat alacağının tahsili talebine ilişkin bir hal söz konusu olmayıp taraflar arasında sigorta tazminatının tahsili için davacı tarafından başlatılan icra takibine konu meblağın bir kısmının, tazminat alacağı dava konusu hâline geldikten sonra bizzat icra dosya numarası belirtilmek sureti ile temlik alan kişilere devredildiği, bu durumda maddi hukuka ilişkin bir devirden söz edilemeyeceği, bu işlemin 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken tipik bir “dava konusunun/müddeabihin” devrinden ibaret olduğu, bu temlikle temlik alan kişilerin sigortalı değil, davacı sıfatını kazandığı, bu nedenle temlik alan alacaklılar yönünden davanın aktif husumet ehliyetinin yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığı- Dairemiz bozma ilamında, dava dışı firmanın düzenlediği proforma fatura, teslim notu ve davacının düzenlediği faturalar ile davacının ticari defterleri incelenerek, malların dava dışı firma tarafından davacıya satılarak devredilip devredilmediğinin, davacının sırf satış ilişkisini sigorta güvencesine kavuşturmak amacıyla fatura düzenleyip düzenlemediğinin açıklığa kavuşturulmasının ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği, mahkemece bozma ilamına uyulması üzerine yapılan bilirkişi incelemesinde davacının ticari defterleri incelenmiş ve defterlerin usulüne uygun olmadığı tespit edildiğinden, sigortalı davacının, zararın gerçekleştiğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
7165 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen CMK'nın 286/2-d uyarınca; ilk defa Bölge Adliye Mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, İlk Derece Mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı- İİK 89/4 maddesi uyarınca talep edilen tazminat istemine yönelik olarak nisbi harç yatırılmamış olduğundan, harç noksanlığının tamamlattırılıp delillerin değerlendirilmesi gerektiği- Haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle kesinleşmiş ve muaccel bir borcunun bulunup bulunmadığının tespiti için her iki tarafa ait tüm ticari defter ve belgeler ile birlikte banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılıp, 89/1. haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle borçlunun 3. şahıs şirketten kesinleşmiş ve muaccel bir alacağının olup olmadığının net olarak tespit edilmesi gerektiği-
Bononun ihdas nedeni olarak "malen" kaydını içerdiği durumda, malın tesliminin, bu kayıt ile ispat edilmiş sayıldığı- Davalının ayrıca ticari defterlerinde teslime ilişkin belgenin kaydının bulunup bulunmadığı önem arz etmediğinden defter ibrazına zorlanamayacağı-
3. kişi ........ Ltd. Şti.'nin, asıl borçlu .............. Tic.Ltd.Şti.'ne, 89/2. haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle kesinleşmiş ve muaccel bir borcunun bulunup bulunmadığının tespiti için her iki tarafa ait tüm ticari defter ve belgeler ile 2014 yılına ait ticari defterlerle birlikte banka hesapları ile her iki şirketin 2014 yılına ait defter kayıtlarını oluşturan defter ve belgelerin (Fatura, Çek, Teminat Mektubu, Avansla ödemeleri, Ödeme belgeleri, Banka dekontları vb. evrakların) üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılıp, 89/2. haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle borçlunun 3. şahıs şirketten kesinleşmiş ve muaccel bir alacağının olup olmadığının net olarak tespit edilerek sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdiri yerine, yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmakla, bu sebeple ticari defterlerin temini için, defterlerin ibraz edilmesi hususunda taraflara HMK'nun 220/3.maddesi ve HMK'nun 222/5. maddesi ihtarını içeren meşruhatlı davetiyenin usulüne uygun olarak tebliği ile sonucuna göre HMK'nun 222/5. maddesi gereğince bir karar verilmesi gerekeceği- Borçlu şirket ......... Ltd.Şti'nin davada taraf sıfatı bulunmamasına rağmen mahkemece gerekçeli karar başlığında borçlunun davalı taraf olarak gösterilmesinin hatalı olduğu- Mahkemece hükmün "5. paragrafında" vekil ile temsil edilen ve vekalet ücretine hak kazanan tarafın davalı T. İnş. Eml. Tic. Ltd. Şti olmasına rağmen sanık olan H. T. lehine"...Davalı H. T. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden...." şeklinde hüküm kurularak tereddüde yol açılmasının isabetsiz olduğu-
Üçüncü kişi şirketin, asıl borçlu şirkete, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle kesinleşmiş ve muaccel bir borcunun bulunup bulunmadığının tespiti için her iki tarafa ait tüm ticari defter ve belgeler ile 2014 yılına ait ticari defterlerle birlikte banka hesapları, varsa cari hesap ekstrelerinin, kesilen karşılıklı fatura ve ödeme belgeleri üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılıp, 89/1. haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle borçlunun 3. şahıs şirketten herhangi bir alacağının olup olmadığının net olarak tespit edilerek sonucuna göre hukuki durumun takdir edilerek hüküm kurulması gerektiği, bu sebeple ticari defterlerin temini için, defterlerin ibraz edilmesi hususunda taraflara HMK'nun 220/3.maddesi ve HMK'nun 222/5. maddesi ihtarını içeren meşruhatlı davetiyenin usulüne uygun olarak tebliği ile sonucuna göre HMK'nun 222/5. maddesi gereğince bir karar verilmesi gerekeceği-
Fatura altının faturayı tanzim eden tarafından kaşe vurularak imzalanması, o faturanın kapalı fatura olduğuna ve fatura bedelinin ödendiğine karine teşkil edeceği- Kapalı faturanın oluşturduğu ödeme karinesinin aksi ticari defter kayıtları ile ispat edilebileceği-
Faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi- HMK m.222 kapsamında ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmesi için davalı yana ihtarlı davetiye tebliğ edilmesi ve ibrazı durumunda davalı defter ve kayıtları incelendikten sonra oluşacak sonuca göre, ibrazdan kaçınılması durumunda ise HMK m.222/son hükmü nazara alınarak bir karar verilmesi gerektiği-