İtirazın kaldırılması ve iflas istemi- Hisse durumları gözönünde bulundurulduğunda bazı şirket ve teşebbüsle merkezi veya yerleşim yeri yurt dışında olsa dahi davalının tek başına karar alabilecek oy hakkı veya oy çokluğuna sahip olduğu ve yönetim yetkisi nedeniyle topluluk içindeki diğer şirketleri doğrudan ve dolaylı olarak kontrol edebildiği, bazı şirketlerin tek ortağı ve %100 payına sahip olduğu, diğer bir kısım şirketlerde ise rahatlıkla istediği kararı alabilecek oy çoğunluğuna sahip olduğu, dolayısıyla davalının tek başına veya çoğunluk pay sahibi olduğu şirketler hakkında TTK’nın 195/2. maddesi gereğince hakimiyetin varlığına ilişkin yasal karinenin mevcut olduğu aynı maddenin 5. fıkrasına göre şirketler topluğuna ilişkin kurallar uygulanacağı, hakim teşebbüs konumunda olan davalının aynı maddenin 6. maddesi kapsamında hem yönetim kurulu, hem şirket müdürü, hem de gerçek kişi sıfatıyla şirketler topluluğunun hakim teşebbüsü olması nedeniyle TTK’nın 195/5. bendindeki ‘’Hakim teşebbüs tacir sayılır’’ hükmü gereğince tacir sayılacağı, gerçek kişi olmasının tacir sayılmasına engel teşkil etmediği- Mahkemece tacir ve iflasa tabi şahıslardan olduğunun kabulü ile gerekli inceleme ve araştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Taraflar arasındaki iflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar ...
İlgili bağlantılar
