Mahkemece her ne kadar ".................. Asliye Hukuk(Aile) Mahkemesinin ................... Sayılı boşanma dosyası dosyamız arasına alınmış, dosyanın incelenmesinde dosyada dava dilekçesi ekinde sunulmuş nüfus kayıt örneğinde Ö. BİBER davacının kızı olarak görünmektedir. Bu nedenle davacının çocuktan 2002 yılında haberdar olduğunu kabul etmek gerekmektedir. TMK 289/1 maddesi gereğince davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir..." şeklindeki gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmiş ise de vekaletname ile davayı takip eden avukatın dosyaya sunduğu boşanma dava dilekçesinin ekinde yer alan her nüfus kayıt örneğinden, davacı müteveffanın belge içeriklerini bildiği ve öğrenmenin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde gerçekleştiğinin kabulünün mümkün olmadığı, öğrenmenin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde gerçekleşmesi için DNA testinin yapılmasının zorunlu olduğu, dosya içerisinde şu zamana kadar yapılmış bir DNA incelemesinin de bulunmadığı o halde Mahkemece, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulü ile bozma kararına uygun şekilde tüm deliller toplanarak sonucu uyarınca davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken DNA testi yapılmadan öğrenmenin gerçekleştiğinin kabulü ile davanın hak düşürücü sürede açılmadığından bahisle usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Taraflar arasında görülen soybağının reddi davasının bozma sonrası yapılan yargılaması sonucunda mahalli mahkemece verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı mirasçısı ve ilgililer vekili tarafından davanın usulden reddi kararı yönün ...
