Tahkim şartı- Tek satıcılık sözleşmesi- Lex fori-

Tek satıcılık sözleşmesinde uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözüleceğinin kararlaştırılmasının hemen akabinde İngiliz mahkemelerine de gayri münhasır yetki tanınmasının, tahkime yardımcı olarak mahkemenin yetkilendirildiği şeklinde bir açıklık içermemekle, taraflara devlet yargısı ile tahkim arasında seçenek tanınması şeklinde yoruma da müsait olduğu, bu nedenle Türk hukuku (lex fori) uyarınca geçerli bir tahkim anlaşmasının varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle direnme kararının bozulması gerektiği-

"... I. DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile ... Limited arasında imzalanan 25.06.1985 tarihli tek satıcılık sözleşmesi ile müvekkilinin ... markalı araçların Türkiye bölgesinde satışı hususunda münhasır yetkili kılındığını, 25.02.2013 tarihli sözleşme ile davalı ...’in ... Limited’in 25.06.1985 tarihli sözleşme ile üstlendiği borçları devraldığını, ... grubunun 21.08.2012 tarihli fesih bildirimi ile tek satıcılık sözleşmesini 20.08.2014 tarihi itibariyle şeklen sona erdirmişse de müvekkiliyle 2014-2015 yıllarına ilişkin projeksiyonları paylaşıp markanın Türkiye’deki geleceği hakkında görüş alışverişinde bulunmak gibi eylemleriyle müvekkiliyle çalışmaya devam edeceği yönünde güven oluşturduğunu ve müvekkilinin bu nedenle yatırım yapmaya devam ettiğini, ancak tek satıcılık yetkisini dava dışı şirkete verdiğini, sulh görüşmelerinde müvekkilinin haklı talepleri kabul edilmediği gibi International Council For Commercial Arbitration (ICCA) nezdinde bir tahkim davası açılıp Türk Mahkemelerinde de iki ayrı tedbir talep edildiğini, taraflar arasında tahkim sözleşmesi yapma iradelerinin olmadığını, sözleşmenin sadece İngilizce yapıldığını, tahkim şartının tahkim iradesinin açık ve kesin ortaya konulmamış olması nedeniyle geçersiz olduğunu, zira tahkim şartının hemen akabindeki maddede İngiliz mahkemelerinin yetkisi tanındığından tahkim şartının açık ve tereddütsüz olmadığını ve geçerli kabul edilemeyeceğini, tahkim itirazında amacın müvekkilini denkleştirme tazminatı hakkından mahrum bırakmak olduğunu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 6. maddesi gereğince de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK)’nın 122. maddesinin uygulanmaması sonucunu doğuracak tahkim şartının geçersiz olacağını, müvekkilinin denkleştirme tazminatına hak kazandığını ileri sürerek şimdilik; TTK’nın 122. maddesi uyarınca 100.000,00 TL’nin tahsiline, müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı ve hâlen yükümlülük tehlikesi altında bulunduğu tazminatlar sebebiyle rücuen ödenmesi gereken tazminat miktarının tespiti ile 100.000,00 TL’sinin tahsiline, yedek parça stokunun davalı yanca geri alınması gerektiğinin tespiti ile 23.314,00 İngiliz Sterlininin tahsiline, anılan meblağlara davalıya gönderilen 01.10.2014 ihtarname tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 2/2 ve 4/A maddeleri gereğince temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir..."

Devamı için tıklayınız…