Mükerrer kadastro- Hak düşürücü süre- Tapu kütüğü-

Mükerrer kadastro (çifte tapu) durumunun giderilmesi amacıyla açılan davada, ikinci kadastro işleminin ilk kadastronun kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre dolmadan yapılmış olması ve davacı Hazine'nin tapu siciline güvenerek hareket etmesi nedeniyle, 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesindeki hak düşürücü sürenin Hazine aleyhine işletilemeyeceği, bu sebeple mahkemece işin esasına girilerek mükerrerliğe konu taşınmazın ilk kadastro tespiti tarihi itibarıyla kime ait olduğunun belirlenmesi gerektiği ve direnme kararının bozulması gerektiği- "3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerler ikinci defa kadastroya tâbi tutulmuşsa ikinci kadastronun bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılacağı, bu hüküm uyarınca kesinleşmiş olması kaydıyla ilk tespit esas alınarak verilen direnme kararının usul ve yasa hükümlerine uygun olduğu ve onanması gerektiği" görüşünün Kurul çoğunluğunca benimsenmediği-

"... I. DAVA

Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a. maddesi kapsamında yapılan çalışma sonucunda mülkiyeti Hazineye ait Çankırı ili, Kızılırmak ilçesi, ... Köyünde bulunan 918 parsel sayılı taşınmazın Çorum ili Sungurlu ilçesi ... Köyü 678 parsel sayılı taşınmaz ile mükerrerlik oluşturduğu ve dava açılmadığı taktirde 918 sayılı parselin iptal edileceğinin Kızılırmak Tapu Müdürlüğünün 07.12.2015 tarihli yazısı ile bildirildiğini, taşınmazın hükmen tescil yoluyla oluştuğunu, kadastro tespitinin de daha önce yapıldığını ileri sürerek Kızılırmak Tapu Müdürlüğünün işleminin iptali ile 918 parsel numaralı Hazine taşınmazının aynen kalarak Çankırı Tapulama Mahkemesinin 1975/411 Esas ve 1982/460 Karar sayılı ilâmındaki gibi devamına karar verilmesini talep etmiştir..."

Devamı için tıklayınız…