Arabuluculuk anlaşma tutanağına icra edilebilirlik şerhinin verilmesine ilişkin başvuruda talep eden lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığı- Yargılama giderlerinin, başvurucu tarafa bırakılması gerektiği-
İhtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçerli olup olmadığı hususunun, işe iade davasında ön sorun olarak inceleneceği- Mahkemece işe iade davası ile ilgili hükümden ayrı olarak anlaşma belgesinin geçersizliğinin tespitine (anlaşma belgesinin iptaline) ilişkin bir hüküm kurulmasının sonucu değiştirmeyeceği- Kesinlik, ön soruna göre belirlenemeyeceğinden işe iade davası mahiyeti itibarıyla kesin kabul edileceği-
İhtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçerli olup olmadığı hususunun alacak davasında ön sorun olarak incelenebileceği- Kararın miktar itibarıyla kesin olup olmadığının tespiti bakımından, hüküm altına alınan ya da reddedilen ve temyize konu edilen alacak miktarının dikkate alınması gerektiği-
Taraflar arasında arabuluculuk faaliyeti başlamadan önce herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, anlaşma belgesinin düzenlendiği tarihte iş sözleşmesinin sona ermediği ve işçinin çalışmaya devam ettiği nazara alındığında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı sabit olduğundan arabuluculuk anlaşma belgelerinin geçerli olmadığı; bu nedenle söz konusu belgeler yönünden, ifaya ilişkin hükümlere göre değerlendirme yapılması gerektiği- Somut olayda; iş akdinin feshi söz konusu olmadığı hâlde işçiye ihbar ve kıdem tazminatı adı altında bir ödemenin arabulucu önünde yapılan anlaşma ile kararlaştırılmış olmasının, ödemenin avans niteliğini ortadan kaldırmayacağı ve yıllık ücretli izin hakkının arabuluculuk anlaşma belgesi ile paraya tahvil edilmesinin de kabul edilemeyeceği-
İlgili uyuşmazlıkta, arabuluculuk tutanağının düzenlenmesinde şekil şartları bakımından bir itirazın bulunmadığı, uygun şekilde düzenleme yapıldığı ve imzaların geçerliliği konusunda bir tereddüt olmadığı, davacının iradesinin fesada uğratıldığı iddiası kapsamında dinlenen tanık beyanlarından da somut bir kanı oluşmadığı, başkaca bir delil de sunulmadığı, davacının nitelikli bir işyeri olduğu, bu kapsamda gerekli araştırmaların yapıldıktan sonra arabuluculuk görüşmelerinin yapılmasının basiretli bir tacirden bekleneceği, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış iddiası yönünden her zaman tazminat davası açılabileceği, bu kapsamda arubuluculuk tutanağının iptalini gerektirir bir durumun bulunmadığı-
İhtiyarı arabuluculukta arabulucunun arabuluculuk faaliyetinin başında tarafları; arabuluculuğun esasları, süreci ve sonuçları hakkında aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediği ve arabuluculuk anlaşma tutanağının niteliği ve hukuki sonuçları hakkında taraflara gerekli açıklamaları yapmadığı - Aynı zamanda "ihtiyari arabuluculukta arabuluculuk anlaşma belgesi-tutanağı" ve "ihtiyari arabuluculukta son tutanak" başlıklı belgelerde çelişkili ifadelerin bulunduğu - Bu hâlde arabuluculuk görüşmeleri usulüne uygun olarak yerine getirilmediğinden geçerli bir anlaşma belgesi bulunduğunun ve anlaşılan konularda dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-
Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağı-
Davacının sigortalısı Şoförler Odasına ait kamyon ticari nitelikte kamyon ise de davalıların murisinin sürücüsü olduğu aracın kişi adına kayıtla özel otomobil olduğu anlaşıldığından, davaya ticaret mahkemesi olarak değil asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılacağı-Anlaşma tutanak tarihinden önce olayla ilgili sürücülerin kusurlarının bulunduğu belirten kaza tespit tutanağı, heyet raporu bulunmasına rağmen davacı sigorta şirketinin ödeme yapmış bulunduğu, keza davacı sigorta tarafından ayrıca hiçbir kusur araştırmasına dair rapor alınmadığı gibi, kusur raporlarına yapılan ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu ödemenin davacının sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak talep hakkı vermeyeceği-
Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak taraflar arasında imzalanan İhtiyari Arabuluculuk anlaşmasının, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre eldeki davaya etkisinin değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Arabuluculuk ücretinin ödenmemesi nedeniyle açılacak davanın yargı yolunun adli yargı olduğu- Arabuluculuk bürolarının denetiminin de adli yargıda olduğu-