Hakemlerce taraflara tahkim yargılaması süresince eşit olarak iddia ve savunmalarını ve itirazlarını ileri sürme imkanı tanındığı, tahkim yargılamasının yasada öngörülen usul kurallarına uygun olarak yürütüldüğü, ispat yükümlülüğüne ilişkin maddi hukuk ve usul hukuku kurallarına göre değerlendirme yapılarak karar verilmiş olduğu, eşitlik ilkesine aykırı hareket edildiği yönünde somut delil ileri sürülmediği, kamu düzenine aykırı bir işlem yapılmadığı, yetki aşımı olmadığı, uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ve yorumunun hakeme ait olup, iptal davasında hakem kararının yerinde olup olmadığı veya hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığı hususlarının değerlendirilemeyeceği, bu kapsamda işin esasına yönelik hakemlerce hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığının incelenmesi niteliğinde olan ilave işlerin yapılıp yapılmadığı ve ticari temerrüt faizinin başlangıç tarihinin yasaya uygun olarak belirlenip belirlenmediği hususlarının incelenmesinin mümkün olmadığı, "Uygulanmayacak Hükümler" başlıklı HMK'nın 444. maddesinde tahkim yargılamasına ilişkin kısımda düzenlenen konularda, aksine hüküm bulunmadıkça bu Kanunun diğer hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlanmış olup, taraflarca hakem kurulunun uygulayacağı yargılama usulüne ilişkin kurallar belirlenirken HMK'da düzenlenen ıslah hükümlerinin uygulanmasının kararlaştırılmadığı, yine HMK'nın 428/3 maddesi uyarınca aksi kararlaştırılmış olmadıkça, tarafların tahkim yargılaması sırasında iddia ve savunmalarını değiştirmelerinin veya genişletmelerinin mümkün olduğu-
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme kurallarının hakem heyeti tarafından uygulanmadığı gerekçesi ile hakem kararının iptali istemli davada; hakem yargılamasında mahkemelerin rolünün sınırlandırıldığı, hakem kurulunun yetkisi kapsamında kalarak hüküm verdiği gerekçesiyle ortada hukuken geçerli bir hakem heyeti kararı mevcut olduğundan ve iptal koşulları oluşmadığından dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda davaya konu hakem heyeti kararının iptali talebinin reddine karar verilmesi gerektiği-
Hakem kararlarının iptaline ilişkin görev -6545 s.K. ile 5235 s. K.'da yapılan değişiklikle- asliye ticaret mahkemesine bırakılmış ise de, bu kararlara karşı istinaf yoluna gitmeden "doğrudan" temyize gidilebilmesi gerektiği-
Hakkında hüküm kurulmayan fer’i müdahillerin HUMK'nın 442/2. maddesi uyarınca ancak davalı tarafın karar düzeltme istemine katılma yoluyla karar düzeltme isteminde bulunma hakkı bulunduğundan, doğrudan karar düzeltme yoluna başvurması mümkün olmadığından fer'i müdahiller vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddine karar vermek gerektiği-