MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN > - Milletlerarası Usul Hukuku > - Yabancı Mahkeme ve Hakem Kararlarının Tenfizi ve Tanınması > Madde 61 - DİLEKÇE VE İNCELEME USULÜ
Hakem kararlarının tenfizi davalarında maktu harç alınması gerektiği- Karar harcı ile davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiği-
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine ve CIETAC kurallarına göre yargılamada Türk hakem bulunması gibi bir zorunluluk öngörülmediği, bu anlamda davalı tarafın Türk hakem atanması yönündeki isteğinin reddedilmesinde uluslararası mevzuata aykırılık halinin söz konusu olmadığı- Davalı tarafın hakemlerin aynı milliyetten olmaları nedeniyle kararın kamu düzenine aykırı olduğu yönündeki iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu- Davalının Türk hakem atanması yönündeki isteğinin reddi üzerine göstermiş olduğu hakem adayı ile ilgili olarak ücreti yatırmaması nedeniyle divan tarafından bir hakem atandığı-Mahkemece, verilen kararın doğru bir karar olup olmadığı yönünde araştırma yapılamayacağı, sadece kararın ülkeler arasındaki ikili anlaşma, taraflar arasındaki sözleşme ve MÖHUK kuralları çerçevesinde şekli olarak tenfiz koşulları mevcut bir karar olup olmadığı hususunun incelenmesi gerektiği- Kararda kamu düzenine aykırılık halinin gerçekleşmediği ve mahkemece de tanıma ve tenfizinin yapılmasında yasal bir engelin bulunmadığı kanaatine ulaşıldığı- Somut olay bakımından, davacı tarafın dostane çözüm arayışı yoluna gitmediğinden söz edilemeyeceği, dostane çözümün ne şekilde olacağı sözleşmede detaylandırılmadığı gibi esasen tahkim heyeti tarafından da bu aşama değerlendirilmiş olduğundan tahkim somut olayda uygulanacağından dolayı davanın kabulüne dair yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu-
Tenfizi talep edilen hakem kararı taraflar arasındaki -14.12.2010 tarihli- sözleşmeye ilişkin olup, New York Sözleşmesine taraf olan İsviçre'de verilmiş olduğundan, uyuşmazlığa tenfiz şartları bakımından Türkiye’nin de taraf olduğu “New York Sözleşmesi” hükümlerinin uygulanması gerektiği- Yabancı hakem kararlarının Türkiye’de icra edilebilmesi, tenfiz prosedürüne tabi olduğu- New York Sözleşmesinin (V). maddesi uyarınca, mahkemenin, "hakem kararının konusunu teşkil eden uyuşmazlığın tanıma veya tenfiz istenilen ülkenin hukukuna göre tahkim yoluyla çözümünün mümkün olmaması"nı ve "hakem kararının kamu düzenine aykırı olması"nı re'sen dikkate almak zorunda olduğu- Taraflar arasında imzalanan sözleşmede, "tahkim yargılamasının Milletlerarası Ticaret Odası'nın Tahkim ve Uzlaşma Kuralları uyarınca yapılması" kararlaştırılmış olup, uyuşmazlıkların çözümünde görev alacak hakem veya hakemlerin sayısı konusunda bir düzenlemeye yer verilmediğinden, Milletlerarası Ticaret Odası Tahkim Kurallarının 12/3. maddesi uyarınca, taraflar, hakemlerin sayısını kararlaştırmamışsa, uyuşmazlığın üç hakem tayinini gerektirdiği kanısında olmadıkça, Divanın, tek hakem tayin edeceği-Sözleşme hükümleri uyarınca kabul edilen hesaplama yöntemi ile ilgili olarak değerlendirme yapılarken hakimin yararlandığı hukuk kaynaklarından olan doktrin, mukayeseli hukuk kuralları ve yabancı mahkeme kararlarına atıf yapılması, hakimin somut uyuşmazlığa taraflarca kararlaştırılan hukuk kurallarından başka hukuk kuralı uyguladığı sonucunu doğurmayacağı- Kararı vermiş bulunan hakem veya hakemlerin “tarafsızlığı” hakkında şüphe yaratacak unsurların bulunması, genel ahlaka ve kamu düzenine aykırılık sebebiyle hakem kararının tenfizini engelleyebilirse de, dava konusu uyuşmazlıkta hakemin tarafsızlık ve bağımsızlığını ortadan kaldıracak somut veriler ortaya konulmadan ve davalı tarafın bu hususa yönelik yaptığı itirazın ICC Divanı tarafından reddedildiği nazara alınmadan mahkemece “davacı firma Alman firması olup tek hakem olarak atanan hakemin ise İsviçre'nin Alman Kantonundan olduğu, bu durumun tarafların eşitliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği” gerekçesiyle tenfiz talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-