Haciz ihbarnamesinde sadece takip konusu alacağın gösterilmesinin yeterli olduğu- Birinci haciz ihbarnamesinde haczin neye ilişkin olduğunun "2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu Gereği Yardım Ödemeleri İle Yardım Ödemelerinin Yapıldığı Yardım Hesapları Hariç" şeklinde yazılı olduğu, ihbarnamenin alacaklı tutarı, faiz ve giderlere ilişkin bölümünde alacak tutarının "2.047.920,06 TL" olarak gösterildiği, ikinci haciz ihbarnamesinde ise haciz miktarının 1.432.636,18 TL olarak belirtildiği ve haczin ikinci haciz ihbarnamesinde belirtilen miktar üzerinden konulduğu uyuşmazlıkta, ikinci haciz ihbarnamesinin usulüne uygun olduğu nazara alınarak üçüncü haciz ihbarnamesine yönelik şikayetin esasının incelenmesi gerektiği- "Birinci haciz ihbarnamesinde haczin hangi miktar için yapıldığı kısmı boş bırakıldığından, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin ise birinci haciz ihbarnamesine uygun şekilde düzenlenmediği gerekçesiyle iptali gerektiği" şeklindeki karşı görüşün benimsenmediği-
Alacaklının haciz ihbarnamesi gönderilmesi yönündeki talebi üzerine icra müdürlüğünün şikayetçinin (borçlu/üçüncü kişi) dosyada mevcut T.C. kimlik numarasından faydalanmak sureti ile doğrudan mernis adresine birinci haciz ihbarnamesi çıkarttığı, bila dönmesi üzerine 103 davet kağıdı dahil tüm tebligatların TK’nun 21/2 maddesi uyarınca yapıldığı, şikayetçinin borçlu olduğu ve haciz konulan ayrıca şikayetçinin T.C. kimlik numarasının bildirildiği diğer takip dosyasında ödeme emrinin tebliğ edildiği adresin haciz ihbarnamelerinin gönderildiği adres olmadığı, dolayısıyla öncelikle bilinen adrese çıkmayan tebligat usulsüz olup 103 davet kağıdının tebliğinin TK 21/2’ye göre yapılmasının usulsüz olduğu- "Şikayetçinin borçlu olarak yer aldığı icra dosyasından şikayet konusu dosyaya gelen cevabi yazıda; (Çankaya/ANKARA) şeklinde belirsiz olarak yazıldığı, şikayetçinin somut adresinin yer almadığı, bu durumda icra müdürünün veya alacaklının adres araştırması yapma zorunluluğunun da bulunmadığı, adres kayıt sistemindeki adresi dışında bilinen bir adresi olmayan tarafın, bilinen adresinin artık adres kayıt sistemindeki adres olduğunun kabulü gerektiği, farklı bir dosyadan veya makamdan özellikle adres araştırması yapılmasının da gerekmediği" şeklindeki karşı oyun kabul edilmediği-
İcra takibi sırasında tahsil edilen cezaevi yapı ve tahsil harçlarının, yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesine ilişkin davanın 'adli yargı yerinde' görülmesi gerektiği-
Kredi borçlarının ödenmemesi üzerine başlatılan icra takipleri sonucu, ödenen harçların tahsiline ilişkin idari işlemin iptali ile söz konusu tutarın taraflarına iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 'adli yargı yerinde' çözümlenmesi gerektiği-