Hakem kararının HMK m. 439 gereğince iptali istemi- Avukatlık sözleşmesinde, uyuşmazlığın arabuluculuk yoluyla çözümlenememesi hâlinde tahkim yoluyla çözüleceğine dair taraf iradelerinin açık olarak belirtildiği- Tahkime konu uyuşmazlığın avukatlık sözleşmesinden kaynaklandığı, davalı avukatın davacıya vekaleten yerine getirmeyi üstlendiği avukatlık hizmetinin tüketici işlemi niteliğinde olmadığından tahkime elverişli olduğu-  Alternatif uyuşmazlık çözüm usulü olarak önce arabuluculuk başvurusunda bulunulup anlaşma gerçekleşmediğinde sonrasında tahkim (Med-Then-Arb) yargılaması yöntemine gidilmesi mümkün olduğundan tahkime elverişli olan somut uyuşmazlıkta da terditli olarak önce arabuluculuk yoluna gidilip anlaşma sağlanmadığından sonrasında tahkim yargılamasına gidilmesinin hukuka uygun olduğu-
TBK m. 350. uyarınca, belirli süreli konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmelerinde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde ise kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak açılacak olan ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun; tahliye davası açma hakkının doğumundan sonra diğer bir anlatımla dava açma süresi içerisinde yapılması gerektiği- (Kira davalarında dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun, dava açma süresi gelmeden önce yapılamayacağı)-
İhtiyaç sebebiyle tahliyesi istemiyle açılan davada, mutlaka dava açma süresi içerisinde arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığı; dava açma süresinden önce de arabuluculuğa başvurulabileceği; dava açma süresinden önce arabulucuya gidilmesinin usulden reddi gerektirmediği-
  • kayıt gösteriliyor