Münhasır distribütörlük sözleşmesine dayalı tazminat davasında; imalatçının münhasır bölge içindeki bir alıcıya doğrudan satış yapması halinde distribütörün mahrum kaldığı kâr hesaplanırken, sözleşmede öngörülen iskonto oranının (indirim oranı) doğrudan kâr oranı olarak kabul edilemeyeceği, bu oranın distribütöre kâr marjı için bir hareket alanı sağladığı ancak mutlak kârı garanti etmediği gözetilerek; satış tarihi itibarıyla ürünün ortalama rayiç satış değerinin tespiti ile bu rayiç bedel üzerinden kâr kaybının belirlenmesi gerektiği-

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili ile duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonu ...