Talebe konu ilacın, hastalığının tedavisinde ... öneme haiz ve kullanılmasının zorunlu olup olmadığı, davaya konu ilaçla yapılacak tedavinin bilinen mevcut tedavi yöntemlerine göre özellikle sürekli olarak daha etkin ve daha yararlı olduğunun ve kullanılmasının tıbben zorunlu bulunduğunun, ilacın kullanılmaması halinde bu durumun davacının sağlığında ciddi, hızlı ve geri dönüşü olmayan bir bozulmaya ya da ölüme ya da yaşam beklentisinde ciddi azalmaya veya yoğun acıya sebep olacağı konusunda kabul görmüş ve tedbir kararı için dayanak alınacak yeterlilikte bir tıbbı otorite raporunun dosyada bulunmadığı anlaşılmakta olup bu aşamada talebin sonucu itibarıyla ihtiyati tedbirin mahiyetini aşacak ve davayı esastan çözecek nitelikte tedbir kararı verilmemesi ve bu bağlamda Uyuşmazlığın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği-
İİK'nın 265'inci maddesine göre, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebileceği-Ödeme emrinin tebliği ihtiyati haciz tutanağının da tebliğ edildiği sonucunu doğurmayacağı-
İtirazın iptali davası, itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamak üzere açılan bir dava olup, icra müdürlüğünün takibin durdurulmasına ilişkin kararı iptal ettiğine göre, itirazın iptali davasının konusu kalmamış olduğu, İİK. 264 uyarınca ihtiyati haciz kararından sonra girişilen icra takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itirazın hemen alacaklıya tebliğ olunacağı ve alacaklının tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde İcra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecbur olduğu-
İhtiyati haciz, icrai hacze çevrildikten sonra ihtiyati haciz tutanağının İİK. mad. 105’deki koşullar çevresince «aciz belgesi» niteliği taşıyacağı— Tasarrufun iptali davasının dinlenme koşullarından birisinin de davacı- alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında yapılmış olan icra takibinin kesinleşmiş olması gerektiği-
İİK’nun 99. maddesinin haczin, mahcuzların üçüncü kişinin zilyetliğinde iken yapılması halini düzenlemekte olduğu, anılan madde ile; üçüncü kişinin yedieminliği kabul etmesi halinde hacizli eşyaların muhafaza altına alınmayacağını da hüküm altına aldığı- Bu koşullarda şikayet eden üçüncü kişi tarafından, haciz ve muhafaza baskısı altında icra takip dosyasına yatırılan paranın iadesi gerekeceği-
İcra mahkemesinin, icra müdürünün yerine geçerek müdürün yapması gereken işlemi tesis edemeyeceği- İcra mahkemece, şikayetin kabulü ile icra müdürünün "borçlunun maaşına ihtiyati haciz konulmasına yönelik talebin reddine" dair kararlarının iptali ile yetinilmesi gerekirken, icra müdürünün yerine geçmek suretiyle ve alacaklının talebini de aşar şekilde "adı geçen borçlunun maaşının .... tarihinden itibaren 1/4'ünün ihtiyaten haczine" karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Ticari krediden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin dava- Ticari hesaptaki son işlemin 12.02.2008 tarihi olması ve hesabın 07.03.2012 tarihinde kat edilmiş olması konusunda bankaya herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği; bilirkişi tarafından davacı bankanın kat tarihine kadar sözleşme gereği talep edebileceği akdi faizlerin eksik hesaplanmasının hatalı olduğu-
İhtiyati haciz kararına istinaden ihtiyati haciz uygulanması, genel anlamda bir takip işlemi olmayıp, niteliği itibariyle tedbir vasfında bulunduğundan, mahkemece icra dairesinin yetkisizliğine karar verilmesinin ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını gerektirmeyeceği-
Fatura konusu malların alıcıya teslim edildiği kanıtlanarak, fatura bedeli için ihtiyati haciz istenebileceği–
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
