Trafik kazası sonucu ölüm nedeni ile maddi tazminat-
Trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle maddi tazminat istemi-
Trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemi-
Kocanın açtığı terk hukuki sebebine dayanan davanın kocanın eşini evden kovduğu, ancak kadının terk ihtarına uyarak ortak konuta döndüğü, bu suretle dava koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmış olup,. fiili ayrılık döneminde de davalı kadının bir kusurlu davranışı iddia ve ispat olunmadığından eşini evden kovan kocanın boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen kusurlu olduğu- Boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılarak boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirdiğinden davalı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmesi gerektiği- Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşıldığından davalı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği-
2. HD. 08.11.2021 T. E: 8824, K: 8216-
Araç hasarı ve değer kaybının davalılardan tahsili istemi-
Davacı-davalının daha önce açtığı boşanma davası reddedildiği ve karar 14.09.2010 tarihinde kesinleştiği, ret kararının kesinleşmesinden başlayarak boşanma davasının açıldığı 14.11.2014 tarihine kadar üç yıl geçtiği, bu süre içinde ortak hayatın yeniden kurulamadığı toplanan delillerle gerçekleştiğine göre, Türk Medeni Kanunu'nun 166/4. maddesinin koşulları erkeğin davası bakımından da oluştuğu-
Mahkemece davacının genel kurul tarafından herhangi bir neden olmaksızın ihraç edilmesi nedeniyle ihraç kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, üyeliğe kabul kararı verilmesinin doğru olmadığı- Davacının ilk ihraç kararı üzerine dava açıp ihraç kararını iptal ettirdiğine göre tazminat talebine hakkı olduğu ancak tazminatın talep edilebilmesi için tazminat talep edilen dönemde davacının kooperatifin amacına uygun bir aracının bulunması gerektiği, aracın varlığı halinde ise TMK. mad. 408 hükmünde yazılı olduğu şekilde tazminat hesaplaması yapılması gerektiği, bu durumda mahkemece ilgili yerlerden (davacıya ait trafik ve vergi) kayıtları celbedilerek tazminat talep edilen dönemde davacının aracının varlığı halinde, aracı olan bir kooperatif üyesinin aylık geliri bulunup bu gelirden tüm masraflar ve davacının bu dönemde elde ettiği veya bilerek elde etmekten kaçındığı varsa gelir düşülerek davacının net kazanacağı bedel bulunup bu bedel hüküm altına alınması gerektiği-
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacının bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahip olduğu- Trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin davada, birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla dava açıldığı deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkemenin, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı vereceği- HMK. 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmünün yer aldığı- Diğer taraftan, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verildiği -
Boşanma
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.