Boşanma davası açıldıktan sonra, tedbir nafakasına hükmetmeye yetkili ve görevli mahkemenin «boşanma davasının açıldığı mahkeme» olduğu–
Tarafların müşterek evliliklerinden olma çocuklarından 1988 doğumlu çocuk ile 1989 doğumlu çocuğun dava tarihinden 3-4 yıl evvelinden beri davalı baba yanında kaldıkları ve özellikle davacı annenin özellikle erkek çocuğu dövdüğünün anlaşılmasına göre bu iki çocuğun velayetinin davalı baba yerine anneye verilmesinin bozma sebebi olacağı-
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakimin, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorunda olduğu-
2. HD. 30.06.2020 T. E: 631, K: 3444-
Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp, daha fazla kusurlu bulunan tarafın da dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesinin kaçınılmaz olduğu- Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti de tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamayacağı, az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılması gerektiği-
Kadının çocuk adına velayeten açtığı manevi tazminat davası, boşanma davasının eki niteliğinde olmayıp, nisbi harca tabi olduğu-
Taraflar halen evli olmakla birlikte aralarında boşanma davası olduğu ve aile mahkemesince davacı lehine tedbir nafakasına hükmedildiği ve bu alacak için icra takibine geçtiği davacının alacağın tahsilini sağlamak amacı ile (muvazaalı işlemin iptaline ilişkin) davayı açtığı, dolayısı ile dava açma ehliyeti ve hukuki yararı bulunduğu-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.