Yeni Tapu Sicili Tüzüğü'nün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği 17.8.2013 tarihten itibaren, ilgililerin mahkemeye müracaat etmeden önce, ilk olarak tapu müdürlüklerine yukarıda açıklanan prosedüre uygun şekilde başvurması kaçınılmaz olup, değinilen prosedür izlenmeden mahkeme önüne getirilen davanın dinlenebilme olanağının olmadığı, bunun yanında, ilgililerin tapu müdürlüklerine yaptıkları düzeltim başvuruları üzerine, tapu müdürlüklerinin Tüzüğün 75. maddesinde belirtilen araştırma ve soruşturmayı yapmadan verdikleri soyut içerikli ret kararlarının da davayı mahkeme önünde dinlenebilir hale getirmeyeceği-
Paydaşı olduğu 246 ve 248 parsel sayılı taşınmazların 1/4 payının davalıların mirasbırakanı F.'ya ait olduğunu, kendisinin 40 yıl önce taşınmazları haricen satın alarak davalıların açmış olduğu ortaklığın giderilmesi davasına kadar da çekişmesiz bir şekilde zilyetliğini sürdürdüğünü ileri sürerek davalıların murisi F. adına kayıtlı payın iptali ile adına tesciline-
Taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı gibi taşınmaz ve muhdesatın kamulaştırmaya konu olmadığı anlaşıldığından, davacının muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açmasında hukuki yararının bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Davalı, dava konusu 1884 ve 1885 parselleri davalı gelinine teban kullanmakta ise de her iki taşınmazın tümünü kullandığından davacıların payı oranında davalıların ecrimisilden sorumlu olacakları-
Davaya konu 2137 ve 1782 no.lu parsellerin imar uygulaması sonucu hangi parsellere revizyon gördüğü ayrın-tılı olarak belirlenmeli, bu parsellerde davacının ve davalının birlikte paylarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve ondan sonra davacıya, tapuda gösterilen satış bedeli ve satış masraflarından oluşan önalım bedelini depo etmesi için uygun süre tanınması ve sonucuna göre infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hüküm verilmesi gerekeceği-
Davacının, çekişmeli taşınmazda paydaş olmasından sonra davalının taşınmazı kullanmadığı belirlendiğine göre, davalının, taşınmaza müdahalesinden söz edilemeyeceği gibi, ecrimisilden sorumlu tutulmasına da olanak olmadığı-
İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine istinaden alacaklı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi isteği-
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir hak olduğu, bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğacağı ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale geleceği-Önalım hakkı satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her halde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşeceği (TMK m. 733/4), bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekeceği-
Paydaşlığın giderilmesi davalarının, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalar olduğu- Mahkemece, vasiye sulh hukuk mahkemesinden izin ve yetki alınması için dava açmak üzere süre verilmesi (TMK. mad. 462), ayrıca bir kısım davalıların vasisine dava dilekçesi tebliğ edilerek işin esasına girilmesi gerektiği-
Yargılama sırasında dinlenilen ortak tanık görgüye dayalı bir beyanda bulunmamış, davalı tanığı Y. ise davalının 4-5 senedir kullanımı olup olmadığını hatırlamadığını ifade etmiş, temyiz dilekçesine ekli müddetnamelerden ecrimisil istenen dönemlerde davalının cezaevinde olduğu görüldüğünden, davacıların, iddiasını (davalının taşınmazdaki fındıkları topladığını) ispatladığının kabul edilemeyeceği, hâl böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.