2. HD. 07.06.2018 T. E: 2016/17659, K: 7472-
Boşanma davasında tazminatlar, velayet, kusur belirlemesi, tedbir nafakası, çocuklar lehine nafakaya hükmedilmemesi ile vekalet ücreti-
Yoksulluk nafakası yükümlüsünün çalışmasına bedensel veya ruhsal bir engeli bulunmadığı sürece, düzenli bir gelirinin bulunmamasının onu yoksulluk nafakası yükümlülüğünden kurtarmayacağı- Aksi düşüncenin, yoksulluk nafakası alacaklısının haklarını ileriye dönük olarak kaybetmesine sebep olacağı- Yoksulluk nafakası yükümlüsünün ekonomik durumunun ancak nafaka miktarının belirlenmesinde dikkate alınacağı-
Türk Medeni Kanunu’nun 176/3. maddesi uyarınca yoksulluk nafakasının, nafaka alacaklısının evlenmesi ile kendiliğinden ortadan kalkacağı-
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uzlaşma tarihinin maluliyet raporundan önce olduğu, doğmamış haktan feragat etmenin sonuç doğurmayacağı, bu nedenle davacının bu yöne ilişkin itirazın yerinde olduğu, ancak maluliyet raporunun olay tarihinden 8 ay sonra alındığı, davacının yaralanmasının niteliği gözetildiğinde 1 yıllık iyileşme süresi dolmadan alınan raporun hükme esas alınamayacağı, davacının usulüne uygun raporla davalıya başvurmaması nedeniyle başvuru şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddinin gerektiği-
2. HD. 12.12.2024 T. E: 2429, K: 9941
Erkeğin boşanma davası açması ve fiili ayrılığı başlatmasının, kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı-
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat değerinin az olduğu-
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın lehine takdir edilen maddî ve manevî tazminatın çok olduğu-
Mahkemenin, taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama ve son sözlerini söyleme hakkı vermeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanununun 184 ve 186. maddelerinin emredici ve açık hükmünü uygulamadan hüküm verdiği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.