Hindistan uyruklu yabancı şirketin takip yapabilmesi için teminat gerekip gerekmediği- Türkiye ile Hindistan arasındaki adli yardımlaşmaya ilişkin anlaşmda açıkça "teminattan muafiyete" ilişkin bir hükmün bulunmadığı, alacaklı, "Hindistan ile Türkiye arasında fiili karşılıklılık bulunması nedeniyle teminat yatırma zorunluluğu "olmadığını ileri sürmüşse de, de dosya kapsamındaki belgelerden anlaşıldığı üzere teminattan muafiyete ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi fiili mütekabiliyet de bulunmadığı, Hindistan tabiiyetinde olan alacaklı şirketin teminattan muaf olduğu sonucuna varılamayacağı-
İlamlı icra takibi yapılabilmesi için, alacaklının bir ilamla ya da ilam niteliğinde bir belgeye dayanmasının zorunlu olduğu ayrıca, bu ilamda lehine bir eda hükmünün bulunması gerekeceği, bu özellikleri taşımayan icra taleplerinin reddi gerekeceği-
İnşaat sözleşmenin iptali ve bu sözleşme sebebi ile ödenmiş olan bedellerin faizine ilişkin icra takibinde, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda bulunması nedeniyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile itirazın iptali ile birlikte icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiği-
«Takip dayanağı senedin şirketi temsile yetkili olanların tamamı tarafından imzalanmadığı» (eksik imza ile düzenlendiği)ne ya da «senedi imza-layanların hiçbirinin temsil yetkisi bulunmadığı»na ilişkin itirazın «borca iti-raz» niteliğini taşıdığı—
İİK. nun 149/a maddesi gereğince borçlunun, adına gönderilen icra emrine yönelik iddialarını İİK. nun 33. maddesi ya da İİK. 16.maddesi uyarınca şikayet yolu ile yasal 7 günlük süre içerisinde icra mahkemesinde ileri sürmesi gerekeceği-
Takibe konu boşanma ilamında; tarafların boşanmalarına, müşterek çocuğun velayetinin anneye verilmesine ve çocuk için iştirak nafakasına hükmedilmiş ise de; anılan nafakanın alacaklısı kendisine velayet görevi verilen anne olduğundan, velayet sonlanana kadar nafakaların anne tarafından talep edilebileceğinin kabulü gerektiği-
İpotek borçlusuna gönderilen hesap kat ihtarnamesi tebligatının usulüne uygun olduğu, konkordatoya ilişkin mahkeme kararında rehinli takiplerin yapılmasını engelleyen bir düzenleme bulunmadığı ve bu suretle asıl borçlu hakkında ipotekli takip başlatılmasının usulüne uygun olduğu-
Mükerrer olduğu iddia edilen takibe konu ilamda tazminattan sorumlu olanın diğer borçlu olduğu, ilama aykırı ve tahsilde tekerrüre esas olacak şekilde tek tazminattan sorumlu olan şikayetçiye ve diğer takibin borçlusuna karşı tahsilde tekerrür şerhi olmaksızın iki ayrı takip yapılmasının hukuka aykırı olduğu- "Takip borçlularının ayrı kişiler olduğu" gerekçesiyle şikayetin reddedilemeyeceği-
İ.İ.K.nun 72/5'nci maddesi gereğince dava borçlu lehine hükme bağlanır ve borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsili için tazminata karar verilmesi gerekeceği-
Faturalara dayalı olan icra takibi, var olduğu düşünülen alacağın tahsili amacına yönelik olup, davacının icra takibinde kısmen haksız olduğu yargılama sonunda belirlenmiş ise de, icra takibinde haksızlık, icra takibinin salt bu nedenle kötüniyetle başlatıldığının kabulüne yeterli olmayıp, takibin kötüniyetli olduğuna dair somut bir kanıt bulunmadığı gözetilmeden, mahkemece kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı- Mahkemece, davanın reddine karar verilmesiyle davalı borçlunun itirazı üzerine duran takip durmaya devam edeceğinden, ayrıca takibin iptaline de karar verilmesine gerek bulunmadığı, davanın reddi halinde, takibin iptaline karar verilmese de takibe devam etme olanağı olmadığı gibi, alacaklının, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası da açamayacağı-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
