696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının bulunup bulunmadığı-
Haksız el koyma nedeniyle tazminat istemi-
Gerek haksız eylem tarihinde ve gerekse eldeki davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan ceza kanunları hükümlerine göre dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde, suç oluşturan haksız eylem için öngörülen, hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırının esas alınması gerekeceği-
İtirazın iptali davası-
Davacı taraf, eşit davranma borcuna aykırı davranıldığını ve bu sebeple fark ücret, ek ödeme, sosyal hak alacaklarına hak kazandığını ispat edememiştir.
Hesaplamaya esas alınan ücret ile hesaplama döneminin belirlenmesine, ilave tediye ücretinin hesabına, yargılama gideri ve vekâlet ücreti-
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Somut olay değerlendirildiğinde; davalı şirkete ait işyerinde çalışmakta olan dava dışı sigortalının 30.11.2002 tarihinde geçirdiği kazada yaralandığı, sosyal güvenlik denetmeni tarafından düzenlenen 28.12.2016 tarihli inceleme raporunda olayın iş kazası olduğu ve olayın meydana gelmesinde davalı şirketin %90, dava dışı sigortalı ile diğer davalı E. D.’in ortaklaşa %10 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 12.04.2018 tarihli kararı ile dava dışı sigortalıda meydana gelen meslekte kazanma gücü kayıp oranının %42 olarak belirlendiği, Kurumca sigortalıya geçici iş göremezlik ödemesi ve sağlık harcaması yapılıp sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı, bu suretle oluşan Kurum zararının rücuan tazmini talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmış olup davalı şirket vekilinin aşamalarda verdiği dilekçelerinde malûliyet oranının kesinleşmediğini beyan etmekle birlikte malûliyet oranına itiraz etmediği, bu hususun ilk kez temyiz aşamasında ileri sürüldüğü dikkate alındığında direnme kararının yerinde olduğu-
Davalı tarafın iddialarına göre karşılıksız çek keşide etmek suçundan Cumhuriyet Savcılığına şikayet dilekçesi verilmiş olması halinde dahi sonucun değişmeyeceği, zira; sözkonusu çekin batak tabir edilen, tahsil kabiliyeti olmayan bir çek olduğu, keşideci şirketin kapanmış olmasının da bunu teyit ettiği, şirketin yetkili temsilcisi hakkında, düzenlediği başka karşılıksız çekler nedeniyle yapılan hazırlık soruşturmaları bulunduğu ve bu dosyalarla ilgili araştırma yapılmasını istemiş olması üzerine Yerel Mahkemece davalının anılan savunması üzerinde durulup, tarafların konuya ilişkin delil ve karşı delilleri eksiksiz şekilde toplandıktan sonra; davalı tarafından Cumhuriyet Savcılığına süresinde şikayette bulunulması halinde, çek bedelinin tahsili yönünden bir sonuca ulaşılmasının mümkün olup olmayacağı-
Haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemi-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
