Borçlunun, hakkında ihtiyati tedbir kararı bulunduğuna dair iddiasının, İİK. 60/3. maddesinde belirtildiği gibi alacaklının takip hakkına ilişkin itiraz olup, bu itirazın İİK.'nun 62. maddesi uyarınca icra dairesine bildirilmesinin doğru olduğu-
Ciro zincirindeki kopukluğun lehdar ile keşideci arasındaki ilişkiyi etkilemeyeceği, keşidecinin keza lehdarın cirosuyla hamil olan alacaklıya karşı olan sorumluluğunun devam edeceği—
İcra müdürlüğünden gönderilecek bir muhtıra ile kamulaştırılan taşınmazın tahliyesinin mümkün olduğu, bunun yerine örnek 14 numaralı tahliye emri gönderilmek suretiyle takip yapılmasının doğru olmadığı, tahliye ve teslim kamulaştırmanın doğal sonucu olduğundan tahliyenin gerçekleştirilmesinin takip yapılmasına bağlı olmadığı- Alacaklının icra mahkemesine başvurusu, şikayet niteliğinde olduğundan, mahkemece istemin "itirazın kaldırılması" olarak nitelendirilmesinin de hatalı olduğu- Kamulaştırma Kanunu m. 20/1, cümle son gereğince, "itiraz ve şikayetin boşaltmayı durdurmayacağı ve mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği"- İcra müdürlüğüne yapılan itiraz takibi durdurmayacağından istemin kabulüne ve takibin devamına karar verilmesi gerektiği-
İtirazın iptali davasının itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren bir sene içerisinde açılmasının gerekeceği, her ne kadar Kadıköy 7. İcra Müdürlüğünün 2010/12274 sayılı dosyası içerisinde borçlunun itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğine ilişkin belgeye rastlanmamış ise de, davacı alacaklı tarafından 01/07/2010 tarihinde icra hukuk mahkemesine açılan dava ile itirazın kaldırılması istenmiş olup artık itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediğinden söz edilemeyeceği, bu sebeple yasada öngörülen hak düşürücü sürenin başlangıç tarihinin icra hukuk mahkemesine itirazın kaldırılması davasının açıldığı tarih olan 01/07/2010 tarihi olarak kabul edilmesinin gerekeceği-
Kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan tahliye talepli icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemi-
Yabancı para alacağına dayalı takibe itiraz edilmesi halinde borçlu tarafından ibraz edilen belge tarihine göre yabancı para üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilemesi gerektiği-
Hakediş raporunda yer alan alacakla ilgili uyuşmazlığın icra mahkemesinde (tetkik merciinde) çözümlenemeyeceği-
İİK.nun 40. maddesine göre ilam kesinleşmeden iade talep edilemeyeceğinden, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Her ne kadar davalı yargılama aşamasında ödeme belgesi ibraz etmemiş ise de ödeme belgesi borcu sona erdiren özelliği nedeniyle yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceğinden davalının temyiz dilekçesine ekli 29/01/2015 tarihli 15.000,00 TL bedelli ödeme belgesi ile ilgili taraf beyanları alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerektiği-
Davacı alacaklı kiraya veren, borçlunun takibe itiraz etmemesi üzerine kesinleşen takip nedeniyle 10.06.2015 tarihinde açtığı dava ile tahliye isteminde bulunduğundan, mahkemece, işin esası hakkında karar verilmesi gerekeceği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.